"Ah Yemen"

Hazım Koral 26.1.2022 14:54:00
Başlığımızı böyle koyduk.. Suudi Arabistan'ın, (ABD ve Siyonist çetenin talimatıyla) yedeğine aldığı dokuz Arap ülkesi ile oluşturduğu koalisyon güçlerinin yapmış olduğu bu katliamlar karşısında vicdan sahibi bir insan nasıl ah çekmesin, nasıl yüreği dağlanmasın? İnsanın insana kızgın bakmasını haram kılan bir dinin müntesipleriyiz öyle değil mi? Merhamet İslâm'ın en büyük şiarıdır öyle değil mi? Bu nasıl bir acımasızlık, bu nasıl bir vicdansızlık? Bunlarda hiç mi Allah korkusu yok, hiç mi merhamet yok? ABD ve Siyonist çetenin buyruğu üzerine baştan sona bir ülkeyi yakıp yıkarak enkaz yığınına çevirdiler. Yedi senede yarım milyona yakın insanı katlettiler. Savunmasız mazlum halkın hayatta kalanları açlık, sefalet ve hastalıklarla pençeleşiyor. Suudi Arabistan öncülüğündeki bu koalisyon güçleri acımasızca sivilleri bombalamaya devam ediyor. Çoluk çocuk demeden katliamlarını sürdürüyorlar. Enkaz altından çıkan parçalanmış çocuk cesetleri dünyayı harekete geçirmiyorsa, ümmet üç maymunu oynayıp susuyorsa, Birleşmiş Milletler'in gıkı çıkmıyorsa, Müslümanlar derin kış uykusundaysa daha biz ne diyelim?

Gerçekten ümmet olarak tarifi mümkün olmayan çok karanlık bir dönemden geçiyoruz. Bu durum izahtan varestedir. Yemen başta olmak üzere İslâm coğrafyalarının birçok yerinde zulme ve katliamlara uğrayan çaresiz Müslümanların feryadı arşa yükselmektedir. Ümmet bireyleri olarak bu duruma sadece seyirci kalıyoruz. Bazılarımız ise (içimizden) Suudi rejimini ve destekçilerini telin etmekle yetiniyoruz. Böyle mi olmalıydı? Ümmet bünyesinde çok küçük bir azınlık olan grupların yapmış olduğu nümayiş ve protesto gösterilerini hesaba katmazsak Müslümanların ezici çoğunluğu adeta kış uykusuna yatmış. Bu işte Elbette Suudi/Vahabi çetesinin ûlufe dağıtarak fonladığı medya kuruluşlarının yaptığı dezenformasyon ve tezviratların etkisi var. Sanki Yemen'de Zeydî mezhebinden ayrılıkçı grupların anarşik eylemlerinin bastırılması söz konusuymuş. Oysa Ensarullah hareketinin farklı etnik köken ve değişik mezheplerden müteşekkil bir yapısı var. Her şeyden önce şunu bilmeliyiz ki, Yemen'de bütün halk kesimleri birlik olup haklı bir başkaldırı, haklı bir mücadele ile başlarındaki Ali Abdullah Salih isimli 32 yıllık bir diktatörü, bir emperyalist kuklasını bi iznillah devirdiler. Bu nedenledir ki, bu yalınayaklı yiğit halk emperyalistlerin saldırılarına maruz kalmaktadır. Bu hain emperyalist güçler eğer Ensarullah ve Yemen halkına diz çöktürebilirse başlarına Suudi rejime iltica etmiş bir başka diktatörü getirmek istiyor.

Biz Müslümanlar olarak bu gerçeği görmek durumundayız. Tepkilerimiz hakşinasça olmalı. Biz mezhebine/meşrebine bakmadan her daim mazlumun yanında ve zalime karşı olmalıyız. Tepkilerimiz bu minvâl üzere olmalı.

Elbette bu iş bireysel tepkilerle olmuyor. İslâm Birliği ve İslâm savunma gücü olmayışından dolayıdır ki bu tür zulümlerin önü alınmıyor. Büyük Şeytan ABD ve hempası Siyonist çete Müslümanların bu bölünmüş halini iyi bildiği için piyon olarak kullandığı Suudi Arabistan'a ve diğer Arap ülkelerine mazlum Yemen halkını katlettiriyor. Bölgeden çaldıkları petrol ve diğer enerji kaynaklarını güvenli bir şekilde taşımak için Babü'l Mendeb boğazını kontrol altına almak adına yapılan bu katliamlara başta Birleşmiş Milletler olmak üzere bütün dünya seyirci kalmış vaziyette. Suudi Arabistan ve koalisyon güçleri en son geçen hafta Yemen'in Saada kentine yönelik yaptığı bombardımanlarda yüze yakın sivil insanı katlettiler. Enkaz yığınına dönen binaların altından en çok çocuk cesetleri çıktı. Basına yansıyan ve sosyal medyada yayımlanan fotoğraflar insanın yüreğini dağlamaktadır. Kalbi/vicdanı olan her insan bu duruma kahrolur. Bu nasıl bir acımasızlık, bu nasıl bir gözü dönmüşlük? İnsanlık dışı bu vahşete dur diyen yok. Birleşmiş Milletler'in gıkı çıkmıyor. 

Yedi seneden beri belirli aralıklarla sivil yerleşim birimleri bombalanıyor. Bu yapılan katliamdan bütün Müslümanlar olarak sorumluyuz. Ne yazık ki, bu katliamı protesto edip tepki veren sadece İran ve Gazze halkı olmaktadır. Diğer Müslüman ülkeler büyük bir sessizlik içerisinde. İslâm İşbirliği Teşkilatı zaten Suudi Arabistan'ın dümen suyunda. Bütün bu saldırılar karşısında Ensarullah vatanını savunmaya devam ediyor. Yemen halkının her kesiminden, her etnik kökenden ve farklı mezheplerden olan Ensarullah hareketi asimetrik bir savaş vermektedir. Buna rağmen yalın ayaklı bu mücahitler Suudi koalisyon askerlerine kök söktürüyor. İlginç olan Suudi koalisyonuna karşı verilen bu savunma savaşında kullandıkları slogan "El-mevtu Amerika, el-mevtu İsrail" olmaktadır. Yani "Amerika'ya ölüm olsun, İsrail'e ölüm olsun" demektirler. Onlar da çok iyi biliyor ki, Suudi rejimi ve diğer koalisyon güçleri ABD ve Siyonist İsrail'e piyonluk yapmaktadır. Elbette ki, bu katliama sessiz kalan her ülke dolaylı da olsa ABD ve Siyonist çetenin ekmeğine yağ sürmektedir. 

Her insan nasıl kendi mizacına göre hareket ediyorsa rejimler de kendi şakilelerine göre tutum sergilemektedir. Müslüman halkları temsil eden rejimler kendi halklarının aidiyet değerlerine göre siyasi çizgileri ve bu minvâl üzere vizyonları olmalı değil mi? Maatteessüf ki İran İslâm Cumhuriyeti'nin haricinde Ensarullah'ın bu haklı savaşına arka çıkan bir başka ülke yok. Demek oluyor ki, Müslüman ülkeler kendi aralarında bir savunma gücü oluştursa bunu ABD ve Siyonist çetenin dümen suyunda kullanacak. Nitekim bugün Arap ülkeleri bunu yapmaktadır. Oluşturdukları koalisyon gücü ile kısa süre önce Siyonist işgalci İsrail ile ortak deniz tatbikatı yaptılar. Bu nedenledir ki, oluşturdukları bu gücü mazlum Yemen halkı üzerinde kullanıyorlar. Yüce Rabbimiz buyuruyor ki: "Nice az topluluklar, Allah'ın izni ile nice çok topluluklara galip gelmiştir. Allah, sabredenlerle beraberdir." (Bakara:249)

Bizim Yüce Rabbimiz'den dua ve niyazımız o ki, bu acımasız zalimler karşısında Ensarullah'a zafer versin ve mazlum Yemen halkının acıları bir an evvel son bulsun...

Not: 30 Ocak Pazar günü "Şafak 40 Platformu"nun organizasyonu ile Suudi Arabistan İstanbul Konsolosluğu önünde bir protesto eylemi yapılacaktır. Buluşma yeri 4. Levent Metrosu.

Yazarın Diğer Yazıları