Hakikate ulaşmanın yolu sadece akıl ve bilgi değildir, sezgiler,Telepati, ve hissiyat da hakikate ulaşmanın bir yolu olduğunu bugün bilimin ustaları da kabul ediyor,
Akıl ve bilgi insanın altıncı boyut yani Öncü göz veya kalp boyutunu kabul etmiş durumdadır.
"Denilebilir ki, Gaipten haber vermede, Suje, dıştaki gerçeği mutat sinir yollarını kullanmaksızın, doğrudan doğruya seziyor." (Prof. Allexis Carrel)
Bütün düşünce fikir ve mektepler her zaman istismara açık olmuşlardır. İşte bunu. İçin yüce Allah ihlası fiillerin Adli ilahide kabul şartı olarak irade etmiş ve ındellahta amelleri Red edilenlerin nedameti fayda vermeyecektir.
İslam irfanı'nın ustalarının hiçbiri Allahtan bağımsız insanüstü vasıflar İnsana isnat etmemişler, ve İmanı, ihlas, takva ve tevekkülü baş köşeye koyarak ve ilke edinerek seyrü sülük yapmışlardır,
Bu yolda çok zahmetli çabalara katlanmışlar, İnsanoğlunun tek boyutu ile değil hem fiziki boyutuyla hem psikoloji biliminin konusu EGO'yu aşmanın fiili ve ruhi anlamda kulluğa ulaşmanın kodlarını Kur'an ve sahih olan Peygamber sünneti ile örtüşen İmam Ali(as) İrfani ve Serı kodlarını, Zahiri ve batini anlamda izah etmişlerdir, günümüzdeki Ruhbanlık ve tarikat ağalığı mide bulandırıyorsa mideler çok şiştiği için etrafa, dübürlerinden metan gazını aratmayan pis kokular yayarak aklen koku alma duyusu gelişmiş insanları bu korkulardan nefret etmelerini de anlayabiliyoruz..!
Bu rahatsızlığımız hakikatin olağan yöntemlerini inkar etmememize de sebep olmamalıdır.
Geniş bilgi için Feyzbook'taki sayfamızda 2 bölüm halinde yayımladığımız "Dünden bugüne Tarikat ve Hakikat" Makalemize bakın.
Allah Cemal ve Celal sıfatı dahil Esma-ül Hüsna'sını enbiya ve evliyaların varlığında ortaya koyup yansıttığını kim inkar edebilir, tarikatların mevcut rezaleti bu gerçeği inkar etmemize sebep olmamalı,
Hz Ali(as) mın hayber kalesinin kapısını bugünkü aklımızla kaldırmadı, Yüce Allah'ın rahmani kudreti ile kaldırdı Bakın Kudret sıfatı imam(as) da nasıl tecelli etti.
Mesele çok boyutlu ve derin, Aklı kıt olanların inkar edebilecekleri kadar derin olsa da hakikat inkar edilemeyecek kadar geniştir.
Rasyonel bir zihin etrafına DUVAR örer,SEZGİ BU MAHAKEME Duvarını içine haps edilen zihne ulaşamaz.”Osho)
Aklımız ölünen ve ölünmeyenle ilgilidir, sezgi ise ölünmeyenle yani ölmesi mümkün olmayanla çalışır.
Beden doğal bir tepki verdiği zaman buna iç güdü denir. Ruh doğal bir tepki verdiği zaman buna sezgi denir.
Bunlar birbirine benzer ancak çok farklıdır. İç güdü bedene ait ve kabadır, sezgi ise ruha ait ve incedir.ve Zihin bilgi demektir, bilgi ise doğal olamaz,iç güdü akıldan daha derindedir, sezgi ise akıldan daha üsttedir, ikisi de aklın ötesindedir ve ikisi de iyidir, Sezginin selametine ulaşmak için insanlığın aklın ötesine geçerek büyük bir isyana ihtiyacı var.
Zeka doğuştan var olan görme algılama kapasitsidir. Her çocuk zeki doğar ve daha sonra toplum onu aptallaştırır ona aptallık eğitmi veririz.er yada geç aptallıktan mezun olur.
“Tanrıyı arayabilirsin ve onu hiçbir yerde bulamazsın çünkü o her yerdedir. zihin onu ıskalayacaktır. Çünkü zihin onun bir nesne olmasını ister.ve Tanrı nesne değildir.(Osho)
Doğuda İrfan felsefesinde Vahdeti vucut mantalitesini 500 eser yazarak çağdaşlarına ve sonrakilere hediye eden Kinayeli bir sözlüğe sahip olan sezginin ustaları "İnandığınız ayaklarımın altındadır" teşbihini sormadan katl edip şehir çöplüğüne atanlar, Hallac-ı Mansur gibi kuş olup tüm dergahları gezen ama kendine uygun bir yuva bulamayıp "Ben hakkım" dediğinde, ne dediğini anlamayan silik çağdaşları üç kat derisini yüzerek tuzlayıp üç gün Bağdat sokaklarında dolaştıranlar ondan bir öf bile alamadılar. Şems, mevlana, Gazali gibi çağına irfan ve felsefe damgası basanları aşağılayanlar önce kendinize bir menzil tayin edin sonra bu ariflerle yüzleşin. Hallac-ı Mansur, Gazali, Mevlana,Şems-i Tebrizi,Muhyeddin-i Arabi yi yargılamadan önce kendinizi yargılamanızı unuttunuz galiba. Onlar HİÇ'liğe oynadılar ya biz.. Neye oynuyoruz.?
Günümüzde Rüya,hurafe ve tezvirat üzerinden rant peşinde olan Şeyh, Gavs, Pir,Ruhaniler ve Bapirler, Dünyayı kendilerine ayırıp, ahireti de tebaaya havale ederek, kalplerine hal katarak işi kitabına uydurdular. Akıl ile hakikat peşinde olanlara da gölge ettiler.
Sizler çağdaş dünyanın devrimci Müslümanları, İlahiyat aydınları, ikbalin aktivistleri kendinizi ıslah etmeden ıslaha başlarsanız yapayım derken yıkar yakarsınız. Vesselam.


