Siyonist İsrail ve ağababaları ABD ve NATO Ortadoğu’da bir taşla üç kuş vurma planları BOP(Büyük Ortadoğu projesi) adı altındaki kodlar,
1-İsraiilin güvenliği,
2-Ortadoğu'nun Enerji kaynaklarına sıkıntısız sahip olmak,
3-Dünya İstikbarı İran’da meydana gelen İslam devrimini Saddam’la hal edemediler, ikinci adımda bu inkılabı yalnızlaştırarak, dünya ve Komşuları ile izole ederek ambargolarla diz çöktürüp uşaklığa mecbur bırakmak.
4.aşamada 2022 de ise meydanda kaybettikleri savaşı ülke içinde İngiltere ABD ve NATO öncülüğünde Medya manipülasyonu üzerinden Arap sermayesi,ve Suudi finansmanı ile hibrit bir savaş başlattılar.
Suudi, Katar Ürdün mısır, BAE, Kuveyt ve diğer körfez ülkeleri tam teslimiyet ve uşaklığın tescilini kabul ederek mevcut konumlarını bu zilletlerine borçludurlar.
Bila istisna Arap ve körfez ülkelerinin tüm yöneticileri Amerika ve Avrupa'nın sarı kızları ile nikahlı/nikahsız bir evlilik hayatları vardır, doğan çocukları da bu ülkelerin eğitim sistemine tabidirler.
Dünya İstikbarının başını çeken ABD, İsrail, NATO ve Avrupa hazırladıkları BOP(BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİ) ile bu hayallerini teknolojinin himmeti ile hazırladıkları Enformatik yalanlarla "Pembe devrim" ARAP BAHARI yalanları ile muhalif olan ve onlarla uşaklığın her türlüsüne evet demeyen bu coğrafyanın halkı ile de barışık olmayan yöneticilerini Tiran, demokrasi düşmanı, katil, ceberruti ilan ederek Irak, Suriye, Libya, yemen, Lübnan, Filistin, Afganistan gibi İslam coğrafyasında ilan edilen 21.yy haçlı savaşını ateşlediler,
Arabistan, Kuveyt, Ürdün,Katar, BAE,, Umman gibi körfezdeki hangi ülkede demokrasinin izi var. Ama uşaklıkları tescillidir.
İslam, Hürriyet, Özgürlük, İnsan hakları, Adalet ve eşitliği ilke edinen İran İslam Cumhuriyeti bütün Küresel zorbalar ve Ortadoğu’daki uşakların ve imkânların himmetiyle boğulmalıydı. Kısaca plan buydu.
Tabi Allah'a ve ona hakkıyla İman edenlerin ve kınayıcıların kınama ve tehditlerinden çekinmeyen Irakta Haşdi Şabi, Lübnan’da Hizbullah, Filistin’de Hammas ve İslami Cihad, Yemen'de direniş cephesi ve İslam cumhuriyetinin başında ve içinde olduğu umut ve izzet cephesi. Diğer tarafta zillet cephesi.
Saflar bu kadar NET iken hala CIA'nın oksitlenmiş, Zehirli manipülasyonlarla servis ettiği mezhepsel tefrika tohumlarını fikirsel gıdalar olarak özümseyen embesil, Silik zihniyetli ve Konjonktürü sömürge anti sömürge kodları üzerinden okumaktan aciz olanlar bu Siyonist yalanlarının kurbanı olarak farkında olmadan şirk cephesine payanda olmaya devam ediyorlar.
Özgürlük hürriyet ve mazlumların sesi olarak Ortadoğu coğrafyasında Siyonist oyunları fark eden İran İslam Cumhuriyeti devlet aklıyla zaman kaybetmeden 30 yıl önce KUDÜS ORDUSU SANCAĞI Altında gönüllü Muvahidlerden ordularını teşkil ederek, Bosna, Filistin, Yemen, Irak, Lübnan ve Afganistan'a birer devrimci gönüllü olarak halkların anti emperyalist mücadelesine omuz verdiler.!
İşte İran’ı Dünya emperyalizminin hedef tahtasına oturtan esas amil halkların kendi kaderini ellerine almaları yönündeki ısrarları olmuştur.
Emperyalistlerin ve dünya İstikbarı nın Ortadoğu’yu Demokrasi bahaneleriyle işgal etmenin senaryosuna 52 devletin Arap uşaklarıyla yıkım ve katliamlarının önünde bölgedeki direniş cephesi dediğimiz, Haşdi şabi, Hizbullah, İslami cihat ve Yemen direnişi ile beraber İarn’la beraber sağlam bir duvar yıkılmaz bir kale oldular, Dünya istikbarına Haydari vuruşlarla dur dediler, Tüm bu organizasyonun başında Şehit Kasım Süleymanî' nin olduğu Kudüs gücü orduları ile becerdiler. Süreç bu paradiğma üzerinden devam ediyor.
Devam eden bu işgale ABD, NATO, Avrupa kısaca İstikbar cephesi sadece modern ve sofistike silahlarla değil, Tüm dünyada hippi ve züpeleri toplayıp bir gecede İslam Devleti diye cani ve vahşi İŞİD denen mezbelekleri toplayarak, klasik köle pazarları kurdular, masum bilinen yardım kuruluşlarının ismi altında bilişimin gücüyle binlerce manipüle edilmiş medya film ve animasyonlarla direniş cephesini cani ve zalim, katil göstermeye çalıştılar.
BU MEZALİMİN MÜSEBBİBİ OLARAK, Direniş cephesini izole etme senaryosunda Ortadoğu halklarını da kimine Kürt düşmanı, kimine Arap, Türk düşmanı, Hristiyan, Yahudi, Nasrani, Zerdüşt düşmanı, Kısaca Sunni düşmanı, Asıl müsebbibi, Şii hilali diye yutturdular.
Kısaca dünya İstikbarı zorla hile ve ihanetle bize zilleti öngören bir kader dayatsa da, Allah'ın iradesini hesaplayamadı, İman edenler ise Tağut Tiran ve zorbaların binlerce km öteden gelerek bölge halkının kaderine müdahale edenlere Haydari vuruşlarıyla çabalarını kaderlerine bağlamayı da imanın gereği saymaya devam ediyorlar.
Şehitler Heci Kasım ve Mehdi Mühendis'in sancaklarını da öperek onurla taşımaya devam ettiler ve zaferin muştusunu Lübnan, Irak, Filistin, Yemen ve tüm bu anti Siyonist ve küresel zorbalara karşı kerhen de olsa Şurası bir gerçektir ki Lübnanlı ve Filistinli kardeşleri Suriye’den lojistik destek maslahatına binaen küresel zorbalara karşı de Esat’ı desteklediler.
Ancak zorlayarak üzerinde oynadıkları kartlardan Libya’yı istila ettiler, Irak’ı bir milyon ölü bir o kadar yaralı ve 40 milyon mağdur tecavüze uğrayan 50 bin Müslüman kadın ve kız,yıkım sonucu akıbeti istedikleri gibi inşa edemediler, Süreç devam ediyor, Amma Suriye kartına gelince 14 yıl küresel istikbara karşı olan ve direniş cephesine destek vermeye devam eden Beşar Esat’ın homojen olan ülkesi sonunda bu oyunlara dayanamadı ve askerleri, Diğer güvenlik birimleri Katarın verdiği 137 Milyar $ a satıldılar ve Esat da biçare olarak ülkeyi bu zorbaların payandası ve uşağı olan Colani Cumhuriyetine bırakarak gitti.
Sonuçta Küresel zorbalar Suriye coğrafyasını Katarın haracı, Colani’nin mezatı, Esat’ın mezarı, İsrail’in poligonuna çevirdiler.
Ortadoğu’da gelişen direniş cephesi her geçen gün Daha da canlanarak Küresel istikbarın umut ve ümitlerini yok edecektir biiznillah.
Abd’nin küresel direncinin kırılması bir çok ülkede değişim devrim ve darbelere şahit olacaktır, Yeni aktörler İran, Rusya, Çin Hindistan, Pakistan Afrika ve Latin Amerika gibi birçok ülkede halklar Abd’nin sömürgeci tek kutuplu kayışlarını koparacak ve tek kutuplu dünya Abd ve ve Onun özel Karakolu Ortadoğu’daki Siyonist İsrail için tarihin çöplüğünde hayal olacaktır.
Geline noktada İran’da ve Lübnan,Filistin,Yemen, ve Irakta gelişen Direniş cephesine 28 Şubat günü zorla dayatılan mazlum ve mağdurlar üzerinden umutlarını yeşertmeye çalışan ABD ve İsrail Siyonizm’inin umutları ve beklenti ile tuzaklarını başlarına geçirecek Kadir’i mutlakın hesaplarını dikkate almayan müstekbirler mazlumun ahına yakalanarak pişmanlık, nedamet ve zillet çukurundan çıkmak için debelenip duruyorlar.
“Abd’nin atanmış körfez ülkelerindeki Arap valilerin bugünkü nedamet itirafları “ABD paramızla bizi koruyamadı” geri zekâların itirafları Aslanların darbelerine dayanamıyor. Ortadoğu’da devam eden savaşın galipleri Abd’nin ve siyonizmin kayışlarını koparacak darbeler Mazlumlar için umut vaat ediyor.
“Bizde Büyük ve güçlü olan elinde güçlü imkanlar olanlar değil, Allah kimin yanında ise güçlü Odur.”(Muhyedin-i Arabi ra)
Çünkü İmam Ali(as) " Zalim ısrarla zulmüne devam ediyorsa mazlum da sabırla direniyorsa mazlumun zaferi muhakkaktır." Stratejik tavsiyesi bihakkın tahakkuk edecektir.
Kuranın tarih felsefesini bir bütün olarak okuyup doğru yorumlamayı becerenler için Ortadoğu’da devam eden ABD ve İsrail denen zalim ve mücrimlerin rezilliği ve Müslümanların azizliği kesin İlahi bir vaat olarak Kitab-ı Kerimde güneş gibi parlıyor.
“Fitneler geldiklerinde hak elbisesine bürünmüş olarak gelirler, Ancak gittiklerinde insanlar O’nun gerçek yüzünü görürler.”(Hz.Ali as)
Temennimiz Körfez ülkelerindeki Müslüman halkların bu gerçeği bir an önce görerek Abd’nin atanmış valilerinin sandalyesini devirerek efendileri olan Abd’ye paketlemeleri izzetli bir yaşam kurgulamaları ile son bulacak bir kadere razı olmaları onlar için izzet ve şeref sebebi olacaktır.
“Allah kendi davasını sahiplenenleri sahipsiz bırakmaz.”(Muhyediin-i Arabi ra)
Vesselam


