Kıymetli okuyucularım,
Doğa bazen en güçlü ilacını sessizce sunar. Ne gösterişi vardır ne de iddiası… Beşparmak otu da işte böyledir. Yol kenarında, tarlanın kıyısında, kimsenin dönüp bakmadığı yerde durur ama bedene girdi mi konuşmaya başlar.
Beşparmak otu, adını yapraklarının ele benzemesinden alır. Beş parmak gibi açılır toprağa. Bu bile bir işarettir aslında; “Ben tutarım, ben toparlarım” der.
Damar Damar Toplayan Bir Bitki
Bu bitkinin en belirgin özelliği büzücülüğüdür. Yani dağınık olanı toplar, akanı durdurur, gevşeyeni sıkılaştırır.
İçinde bolca tanen, flavonoid, fenolik bileşikler bulunur. Bu maddeler vücutta fazla olanı törpüler, iltihabı sakinleştirir, dokuyu kendine getirir.
Bu yüzden:
Eskiler bu otu “kan tutucu” diye bilirdi. Bilim başka kelimeler kullanır ama sonuç aynıdır.
Kadın Bedeninin Sessiz Destekçisi
Beşparmak otu özellikle rahimle ilgili hassasiyetlerde öne çıkar.
Aşırı ve düzensiz kanamalarda, rahmin gevşek olduğu durumlarda dengeleyici bir etki gösterir.
Ne hormon yükler ne de baskılar; sadece bedeni kendi ritmine çağırır.
Bu yönüyle “zorlayan” değil, hatırlatan bir bitkidir.
Haricen de Konuşur
Beşparmak otu yalnız içilmez; dıştan da iş görür.
Kaynatılıp pansuman yapıldığında cildi sakinleştirir, dokuyu toparlar.
Ciltte dağınık ne varsa bir araya getirir.
Nasıl Kullanılır?
En yaygın kullanım şekli çaydır.
Bir tutam kurutulmuş ot, kaynar suyla buluşturulur, kısa süre demlenir. Uzatılmaz; çünkü fazlası gereğinden fazla sıkılaştırır.
Doğada her şey ölçü ister. Beşparmak otu da.
Kıymetli okuyucularım,
Beşparmak otu bağırmaz. Reklamı yoktur. Ama beden onu tanır.
Çünkü bu bitki bastırmaz, susturmaz; dağılmış olanı toplar.
Bazen şifa; yeni bir şey eklemek değil, fazlayı geri çekmektir.
Beşparmak otu tam da bunu yapar.
Toprağın avucundan, insanın dengesine…