Doğa, kıymetini herkesin bilmediği bitkilerle doludur. Kapari de onlardan biridir; gösterişsizdir, sessizdir ama dirençlidir. Taşların arasından inatla boy verir, şifasını sakince sunar. Bazen en büyük kıymet, en az bakılan yerde yetişir.
Bugün size, dikenin içindeki cevheri, taşın gölgesindeki sabrı anlatmak istiyorum: Kapari bitkisi.Bazıları ona “gebre otu” der, bazıları “keper.” Ama ne isimle anılırsa anılsın, o aslında doğanın sertliğe verdiği sabırlı cevaptır. Çünkü kapari, çoğu zaman kimsenin uğramadığı taşlık arazilerde, sıcağın tam ortasında yetişir.
Çiçekleriyle göz kamaştırır, ama esas şifa çiçek açmadan önceki o tomurcuklarda gizlidir. İşte o tomurcuklar, turşusu yapılan, ilaç gibi kullanılan kısmıdır.
Ama kapari sadece sindirim sistemi, eklem sağlığı ya da karaciğer dostu olmakla kalmıyor artık.
Son yıllarda MS (Multipl Skleroz) hastalığında da adını duyurmaya başladı.
MS, merkezi sinir sistemini etkileyen, kişiden kişiye farklı seyreden bir hastalıktır. Sinir kılıflarındaki hasar nedeniyle vücut kendi kendini tanıyamaz hale gelir. Hareket bozuklukları, konuşma güçlüğü, yorgunluk, unutkanlık gibi çok çeşitli belirtilerle kendini gösterir.
İşte burada, kaparinin içerdiği rutin, kaempferol, kuersetin gibi flavonoidler ve antioksidan bileşikler, bağışıklık sistemini dengelemeye ve sinir hücrelerini korumaya yardımcı olur.
Kapari, sinir sistemi üzerinde sakinleştirici değil, onarıcı bir etki taşır. Hücre düzeyinde sinirleri besler. Son yapılan bazı klinik gözlemler, düzenli olarak kapari tüketen MS hastalarında yorgunluk düzeylerinin azaldığını, kasılmaların hafiflediğini ve yaşam kalitesinin yükseldiğini göstermektedir.
Kapari tomurcukları turşu olarak tüketilebilir, çayı yapılabilir, macunu hazırlanabilir.
Ayrıca kök kabuklarından ve gövdesinden elde edilen özlerle hazırlanan bazı takviyeler, özellikle sinir sistemine yönelik formüllerde kullanılmaya başlanmıştır.
Ancak, burada altını çizmek gerekir: MS gibi ciddi hastalıklarda hiçbir bitki tek başına “tedavi” değildir.
Ama doğru beslenme, doğru bakım ve bilimsel tedavi sürecine kapari gibi doğal desteklerin bilinçli eklenmesi, hastanın yaşam kalitesinde ciddi fark yaratabilir.
Kapari sirke içinde bekletilerek de kullanılır.
Bu şekliyle sindirimi kolaylaştırır, bağırsak hareketlerini düzenler, vücudu genel anlamda rahatlatır. Aynı zamanda antioksidan yüklemesiyle beyni destekler, hücre yaşlanmasını yavaşlatır.
Kapari sadece sinir sistemini değil, kemikleri, karaciğeri ve hatta cildi bile besler.
Ama her şifalı bitki gibi, ölçü ve bilgi ister.
Turşusu tuzlu olduğundan tuzsuz diyettekiler dikkatli tüketmeli, hamilelikte ve emzirme döneminde ise doktora danışmadan kullanılmamalıdır.
Değerli okuyucularım,
Kapari, doğanın bize “sabırla büyüyen şifa” dersi gibidir.
Taşın dibinde büyür ama sinire dokunur.
Kimse ilgilenmez onunla ama o, insanın en derin yerinde onarım yapar.
Eğer siz de sinir sisteminizi güçlendirmek, bedeninizin kendi kendini iyileştirme gücüne destek olmak istiyorsanız, kapariyi göz ardı etmeyin.
Belki turşusunu seversiniz, belki çayını… ama ne şekilde olursa olsun, kapari insanın sinirine iyi gelir.
Hem içindeki dala, hem içindeki duygulara.