Gelincik: Kışın Sessiz Kalkanı

Razi Safarov 23.12.2025 09:44:00

Kıymetli okuyucularım,

Gelinciği çoğu zaman tarlalarda gördüğümüz kırmızı bir çiçek olarak biliriz. Göze hitap eder, baharı hatırlatır. Oysa gelinciğin asıl sözü kışadır. Soğuk aylar gelip beden ağırlaştığında, nefes daraldığında, geceler uzayıp uyku bölündüğünde gelincik sessizce devreye girer.

Gelincik çiçeği (Papaver rhoeas), gösterişli rengine rağmen yumuşak huyludur. Etkisi sert değil, derindir. Kış aylarında bedenin en çok ihtiyaç duyduğu şey de budur: Zorlamadan rahatlatmak. Soğuk hava sinir sistemini gerer, boğazı hassaslaştırır, öksürüğü uzatır. Gelincik bu gerginliği alır, boğazı yumuşatır, nefesi rahatlatır.

Özellikle kış gecelerinde bitmeyen kuru öksürük, göğüste sıkışma hissi ve huzursuz uyku sık görülür. Gelinciğin içindeki doğal yatıştırıcı bileşenler sinir sistemini sakinleştirir. Bu yüzden yalnızca boğaza değil, uykuya da iyi gelir. Kışın karanlığı zihni yorduğunda, gelincik sessiz bir denge kurar.

Kış aylarında yapılan en büyük hata, bedeni sert bitkilerle zorlamaktır. Oysa kışın şifası yumuşak olmalıdır. Gelincik burada ayrılır. Çocuklar, yaşlılar ve hassas bünyeler için bu yüzden kıymetlidir. Haftada birkaç kez kullanılan gelincik çayı, bedeni incitmeden destekler.

Gelincik azla yetinir. Uzun kaynatmalar istemez, fazlalıktan hoşlanmaz. Kurutulmuş çiçekleriyle yapılan hafif bir çay, kış boyunca düzenli ama ölçülü kullanıldığında etkisini gösterir. Gürültü yapmaz, iddia taşımaz; işini yapar.

Son söz olarak şunu söyleyebilirim:

Gelincik baharın rengiyle tanınır ama kışın bitkisidir. Soğuk aylarda bedeni sertleştiren değil, yumuşatan bitkilere ihtiyaç vardır. Gelincik bu yüzden kış boyunca hatırlanmalı, yerini bulduğunda da hakkı verilmelidir.

 

Yazarın Diğer Yazıları