Ben Bu Mollaya Ne Anlatabilirim ki?!

Hasan Kanaatlı 7.5.2022 12:26:53
İlk önce şunu arzedeyim ki, ben dünkü yazımda kişiler üzerinden konuya deyinmedim, fakat o molla yazıyı kişiselleştirdiği için ve bir takım insanlar tarafından o konuşmasının kayıdı bana gönderildiği için, yine de konuyu kişiselleştirme den " o molla" diyerek onun o iftiralarına ve ithamlarına karşı cevap vermem gerekti. Dostlarımı üzdüysem affola!

En iyisi konuya  bir hikaye ile başlayayım:

Derler ki, Kurt dar bir sokaktan giderken, o esnada dama çıkmış bir keçi Kurda küfür etmeye başlar. Kurt sesin geldiği yöne döner, bakar ki kendisine küfür eden, damın üzerinde duran bir Keçiymiş. Dama çıkamayacağını bilen Kurt, döner yoluna devam eder. Keçi bu sefer daha gür sesle kendisine küfür etmeye başlar. Kurt döner Keçiye der ki, " Bana küfreden sen değilsin, makamındır!" ( Yani sen biliyorsun ki ben dama çıkıp yanına gelemem! Kendini baştan sağlama almışsın!)

Şimdi o molla da bu gün Cuma hutbesine (yani dinin, imanın, ahlakın, takvanın, ilahi hesap ve kitapların yapılacağı o korkunç günün anlatılacağı, mübarek peygamberimizden miras kalan o kürsüye) egosunu taşımış, orayı dedi kodu yerine çevirmiş, ağzını gözünü büze büze kendisi ve kendi egosuna teslim olan o camaatinin dışındaki her kesi ikinci sınıf cemaat gözünde görmüş ve enaniyetini o insanlara tasdikletmeye çalışmıştır!  Doğrusu kendi sayfasında yazsaydı bu kadar üzülmüyecektim ve cevap da vermeyecektim! Ama cuma minberine taşıması ve o kutsal yeri dedikodu yerine çevirmesi, imanı olan her kesi üzdüğü gibi beni de üzmüştür ve bundan dolayı da buradan cevap verme mecburiyetinde kaldım!

Güya ilmi konuşoyor ama, görünen o ki, aklı başındaki o insanların dahi kalbi onayını alamıyor. Zira:

1- O toplum içerisinde belki de merhum Ayetullah Hoi'ye taklit eden bir kişi dahi yoktur, ama onlara yıllar önce vefat eden merhum Hoi ve diğer müçtehitlerin fetvasını anlatıyor.

2- Onu dinleyen halk, ya Ayetullah Sistaniye ya da Rehbere taklit eden insanlardır, belki az bir grup da diğer müçtehitlere taklit edebilirler, fakat aksine o müçtehitlerin hiç birisi de o günü bayram ilan etmemiştir.

3- Molla, masum imamlardan bayram namazı kunut duasında " bu günü Müslümanlar için bayram karar kıldın" sözünü naklediyor ve üzerine basa basa o günün müslümanların günü olduğunu, yani ayırım yapılmaması gerektiğini söylüyor, bununla da kendince müçtehitlere de akıl veriyor!  Peki o gün Masum imamların takipçisi olan Şii dünyası, o günün içerisinde yer almamış ve bayram etmemişse, şimdi sen o kesimi müslümanlardan kabul etmiyecek misin?!

4- Ufuk birliği için, ilmi komisyon kurulduğundan söz ediyor, o komisyonda yalnızca Türkiye ve Arap kırallıkları yok ki, İran, ırak, Suriye, Lübnan, Endenozya ve 57 İslam ülkesinin tamamına yakını vardır, onların büyük çoğunluğu da o günü bayram etmediler, Türkiye'deki Şiilerin büyük bir kesimi de bayram etmedi, bunlar da mı bu ufukun dışında ya da ( senin tabirinle)  İslam gününün dışında kaldılar.

Kısacası mollanın sözleri tezadlarla dolu, ilmi hakikatlerden uzak, egoca, ve ehli beyt mektebi için büyük bir musibetten başka bir şey değildir!

Tavuk- horoz meselesine gelince, molla kendini ve dava arkadaşlarını türkiyenin en büyük horozu gördüğüne ve beni de her gün birine tavukluk yapan biri olarak değerlendirdiğine göre, ondan sormak lazım; "kendisi dışında horoz olmadığına ve benim de öyle yüce horozun tavuğu olmadığıma ve hatalarını söylediğime göre, acaba ben tavuğun mu tavukluğunu yapmış oluyorum?" Oysaki hem Allah ve hem de her kes kimin tavukluk yaptığını çok iyi biliyor. ( Bildiklerimi burada açmak istemiyorum ! )

Ayrıca benim tavuk misalinden maksadım; tavuk- horoz veya cesur- korkak meselesi değildir ki konuyu oralara çekiyor, benim o meseleden kastım, halkın yumurtalarını siyaset ya da din adı altında toplayıp yiyenleri yargılamaktır. Soru şu ki, tavukların ( türkiyedeki genel halkın) yumurtalarını yiyen kimdir?! Yıllardır din veya siyaset üzerinden servet biriktireni ve halkın yumurtalarını yiyeni, hem halk ve hem de Allah çok iyi biliyor!

Ben  servetimin hesabını her an için vermeye hazırım, o molla  da hazır olsun, maliyeye meşru kazancımızın beyannamesini de verelim! 
Hamdolsun ben ayran içmemişim ki karnım ağrısın.

Rabbim hepimize hidayet vere. Amin!