İşgalci İsrail ordusunun Güney Lübnan’daki saldırılarında yaşadığı sahadaki çıkmaz, propaganda hamleleriyle gizlenmeye çalışılıyor. İsrail basınında yer alan son bilgiler, Litani Nehri çevresinde “zafer görüntüsü” oluşturmak isteyen üst düzey komutanların askerleri ciddi risk altına soktuğunu ortaya koydu.
İşgalci İsrail ordusunun Güney Lübnan’daki saldırılarında yaşadığı sahadaki çıkmaz, propaganda hamleleriyle gizlenmeye çalışılıyor. İsrail basınında yer alan son bilgiler, Litani Nehri çevresinde “zafer görüntüsü” oluşturmak isteyen üst düzey komutanların askerleri ciddi risk altına soktuğunu ortaya koydu.
İsrail’de yayımlanan haberlere göre, 36. Tümen Komutanı Tuğgeneral Yiftah Norkin, güvenlik uyarılarına rağmen gündüz saatlerinde Litani bölgesine keşif ziyareti yapılmasını istedi. Oysa sahadaki askeri talimatlar, direniş güçlerinin saldırı amaçlı küçük İHA’ları nedeniyle gündüz hareketliliğinin sınırlandırılmasını öngörüyordu.
Buna rağmen bölgeye sevk edilen birlikler, direnişe ait patlayıcı yüklü bir İHA’nın hedefi oldu. Saldırıda İsrailli yüzbaşı Maoz Yisrael Rekanti hayatını kaybederken, bazı askerlerin de yaralandığı bildirildi.
Siyonist ordu içinden konuşan bazı kaynaklar, söz konusu ziyaretin askeri açıdan hiçbir anlam taşımadığını belirtti. Komutanın yalnızca birkaç dakikalık görüntü için bölgeye gitmek istediği, buna karşılık güvenliği sağlayan askerlerin doğrudan hedef haline geldiği ifade edildi.
Güney Lübnan’daki çatışmaların son durumu, işgal ordusunun sahada ciddi baskı altında olduğunu gösteriyor. Direniş güçlerinin küçük saldırı İHA’ları nedeniyle İsrail birliklerinin gündüz hareket kabiliyeti büyük ölçüde kısıtlanırken, zırhlı araçlar ve mühendislik ekipleri de açık arazide kolay hedef oluyor.
Aylar süren saldırılara rağmen kuzeydeki yerleşimcilerin geri dönememesi, roket tehdidinin sona erdirilememesi ve direniş hatlarının aşılamaması Tel Aviv yönetimi üzerindeki baskıyı artırıyor. İsrail ordusunun ise askeri sonuç üretemediği alanlarda sistematik yıkım ve medya propagandasına yöneldiği değerlendiriliyor.
Litani Nehri çevresinde yaşanan son olay, “mutlak zafer” söylemlerinin sahadaki gerçeklikle örtüşmediğini bir kez daha gözler önüne serdi.