İRAN MESELESİNDE KAFALARIN KARIŞMASI TESADÜF DEĞİL!
ÇÜNKÜ FİTNE TESADÜFLE DEĞİL, PLANLA ÜRETİLİR!
İran’ın nüfusunun neredeyse tamamı Müslüman…
Neredeyse yarısı Türk…
Komşumuz…
Kardeşimiz…
Aynı coğrafyanın, aynı tarihin, aynı kuşatmanın içindeyiz…
Ama birileri ısrarla milleti birbirine düşürmeye çalışıyor.
Neden?
Çünkü millet, mazlumu görünce hâlâ sahipleniyor.
Millet, bombalananı görünce hâlâ içi yanıyor.
Millet, zulmü görünce hâlâ tarafını zalimin karşısında belirlemek istiyor.
İşte tam burada devreye fitne tacirleri giriyor!
Birileri mezhep kaşıyor…
Birileri etnik kimlik kaşıyor…
Birileri “Şii” diyor…
Birileri “Fars” diyor…
Birileri “bize ne İran’dan” diyor…
Çünkü bunlar çok iyi biliyor:
İRAN DÜŞERSE, SIRA BAŞKASINA GELİR!
İRAN DÜŞERSE, HEDEF TÜRKİYE’NİN KAPISINA DAYANIR!
İRAN DÜŞERSE, BU COĞRAFYADA HİÇBİR BAĞIMSIZ İRADE RAHAT UYUYAMAZ!
Irak düştü…
Libya düştü…
Suriye parçalandı…
Yemen boğuldu…
Filistin kan ağlıyor…
Lübnan kuşatma altında…
Şimdi hedefte İran var.
Ve artık bunu görmek için profesör olmaya gerek yok.
İRAN, KURULMAK İSTENEN SİYONİST BÖLGESEL İMPARATORLUĞUN ÖNÜNDEKİ SON BÜYÜK KALELERDEN BİRİDİR!
Mesele sadece İran değil.
Mesele harita.
Mesele enerji.
Mesele koridor.
Mesele vekâlet savaşı.
Mesele ümmeti birbirine kırdırma planı.
Mesele Türk’ü Fars’a, Sünni’yi Şii’ye, komşuyu komşuya düşman etme projesi!
Ve ne acıdır ki…
Tam bu travmanın ortasında…
Tam millet gerçeği anlamaya başlamışken…
Tam herkes büyük oyunu sorgularken…
Bir takım siyasi figürler yine sahneye çıkıyor!
Milletin acısından oy devşirmek için…
Ümmetin yarasından kariyer yapmak için…
Krizi fırsata çevirmek için…
Kandan koltuk üretmek için…
Ne siyonizmi anlatıyorlar…
Ne emperyal planı anlatıyorlar…
Ne bölgeyi dizayn eden aklı konuşuyorlar…
Ne Türkiye’nin yarınını düşünüyorlar…
Onların derdi başka!
Birinin derdi ekran…
Birinin derdi ihale…
Birinin derdi anket…
Birinin derdi koltuk…
Birinin derdi efendilerine sadakat göstermek…
Millet yangını söndürmeye çalışırken,
bunlar alevin üstünde siyasi mangal yakıyor!
Bugün ihtiyaç olan şey bağırmak değil…
Uyanmak!
Bugün ihtiyaç olan şey mezhepçilik değil…
Şuur!
Bugün ihtiyaç olan şey hamaset değil…
Büyük oyunu görmek!
İran’ı putlaştırmak da yanlış…
İran’ı şeytanlaştırmak da yanlış…
DOĞRU OLAN, OYUNU GÖRMEKTİR!
Türkiye ile İran neden sürekli karşı karşıya getirilmek isteniyor?
Türk ile Fars neden kaşınıyor?
Sünni ile Şii neden birbirine kırdırılmak isteniyor?
Kim kazanıyor?
Kim silah satıyor?
Kim petrolü kontrol ediyor?
Kim harita çiziyor?
Kim sınır değiştiriyor?
İşte asıl soru budur!
Unutmayın:
KOMŞUSU YANANIN EVİ GÜVENDE DEĞİLDİR!
İran düşerse Türkiye rahat etmez!
Bölge parçalanırsa hiçbir sınır kutsal kalmaz!
Siyonizm doymaz!
Emperyalizm durmaz!
Fitne kendiliğinden bitmez!
Bugün bize düşen;
mezhepçilik yapanı teşhir etmek…
Etnik kışkırtma yapanı ifşa etmek…
Mazlumun acısından siyaset üreteni rezil etmek…
Ve bu millete büyük oyunu göstermek!
Çünkü bu çağda en büyük ihanet;
sadece yanlış tarafta durmak değildir…
ASIL İHANET, DOĞRU TARAFTA DURULMASI GEREKİRKEN MİLLETİN KAFASINI BULANDIRMAKTIR!
Ve herkes şunu iyi bilsin:
BİZ, SİYONİZMİN ÇİZDİĞİ FİTNE HARİTALARINA TESLİM OLMAYACAĞIZ!
BİZ, ÜMMETİN YARASINDAN KOLTUK DEVŞİREN SAHTE KAHRAMANLARA KANMAYACAĞIZ!
BİZ, MAZLUMUN YANINDA, ZALİMİN KARŞISINDA DURACAĞIZ!
Çünkü bu coğrafyada artık tercih nettir:
YA BİRLİKTE DİRENECEĞİZ…
YA DA SIRAYLA YUTULACAĞIZ!