Yine Trump, Yine Suikast! '11 Eylüller Amerika’sına Hoşgeldiniz!

www.yazilimedya.com Genel Yayın Yönetmeni İsmail Bendiderya "Yine Trump, Yine Suikast! '11 Eylüller Amerika’sına Hoşgeldiniz!" başlıklı yazısında Trump'a saldırı girişiminin perde arkasındaki oyuna dikkat çekti.


27.04.2026 20:08:00   Dünya


www.yazilimedya.com Genel Yayın Yönetmeni İsmail Bendiderya "Yine Trump, Yine Suikast! '11 Eylüller Amerika’sına Hoşgeldiniz!" başlıklı yazısında Trump'a saldırı girişiminin perde arkasındaki oyuna dikkat çekti.

Bendiderya yazısında şu ifadeleri kullandı:

  25 Nisan akşamı Washington'daki Hilton otelinde düzenlenen ve ABD Başkanı Donald Trump'ın da katıldığı Beyaz Saray Muhabirleri Derneği (WHCA) yemeğine silahlı saldırı girişiminde bulunuldu.
 Trump, ABD seçmenlerine bu tiyatroyu daha önce de oynamıştı.
 Hatırlayalım:
 Temmuz 2024'te Pennsylvania'nın Butler kentindeki bir seçim mitingi sırasında sağ kulağından vuruldu.
 Aylar sonra Eylül 2024'te Trump, Florida'nın West Palm Beach kentindeki golf kulübünde çalılıklar arasında saklanan şüpheli bir silahlı saldırganın fark edilmesinin ardından güvenli bir yere götürüldü.
 Şubat 2026'da ise silahlı bir kişi, Trump'ın Mar-a-Lago'daki konutunun güvenli alanına girdikten sonra vurularak öldürüldü.

TRUMP o sırada Washington DC'deydi!
*
 Trump, başına gelen bu olaylarla ilgili "En büyük etkiyi yaratanlara giderler. Pek bir şey yapmayanların peşine düşmezler" dedi.
 Yani, “ben çok özel ve halkına faydalı biri olduğum için saldırıya uğruyorum” diyor.
 Güler misin, ağlar mısın?
*
 Konuyu biraz açalım: 
 Siyonist İsrail Yahudilerinin peşine takılarak İran'a saldıran ve burada ummadığı bir sert kaya ile karşılaşınca yenilgi üzerine yenilgiler alıp neye uğradığını şaşıran Trump, halkına vaat ettiği hiçbir hedefe ulaşamadığı gibi, bütün ekonomiyi de berbat edip ABD halkını korkunç pahalılıklarla karşı karşıya bıraktığı için, koltuğunu kaybetmenin kaygısı içinde. 

 Artık her günü ve her gecesi bir kâbus olan, Epstein şeytanının oyuncağı haline gelen bu tecavüzcü ABD başkanı, sadece birkaç ay kalan başkanlık seçimlerini kaybedeceğini anladığı için kendi halkına ve dünyaya oyunlar oynamaya, kendisini küçük düşürme pahasına ülkesini zavallılıklarla dolu bir tiyatro sahnesine çevirmeye başladı. 

 Sırf seçimleri kazanabilmek için aday olduğu ilk günlerde kendisine sahte suikast düzenleten Trump bunu birkaç defa tekrarladı. 
 Bu oyunun son örneğini 25 Nisan gecesi Washington’da Hilton Oteli'nde şatafatlı bir basın toplantısında yaşadık. 
 Salonu basan bir kişinin Trump’ı öldürmek istediği söylendi.

Ve tabi ki her seferinde olduğu gibi, her nedense yine Trump’a hiçbir şey olmadı, onca x-ray, onca polis ve CIA görevlilerini her nasılsa atlatabilen bir genç, birkaç el ateş ettikten sonra yakalandı. 

 Tiyatronun asıl ilginç tarafı bundan sonra başlıyor.
 Trump önce bunun İran tarafından yapıldığına inanmadığını söyleyerek İran'la arasında bir sorun olmadığını, ya da İran'ı önemsemediğini ima etmek istedi. 
  Birkaç saat geçmeden Amerika istihbaratı, saldırganın İsrail ordusu mensubu olabileceğine dair bazı fotoğraflar yayınladı. 
  Bununla da başka bir algı yapılıyordu.
 Yani İsrail ile Amerika arasında anlaşmazlık olduğu ve İsrail'in Trump’ı öldürmek istediği algısı pompalandı.

 Neden mi?

Çünkü Trump’ın kendi ülkesinin milli çıkarlarını Siyonist Yahudi İsrail'in çıkarlarına feda etmesi Amerika halkını öfkelendirmiş, hem dindar Katolik kesimi, hem milli kesimleri İsrail'e ve Trump’a karşı nefretle doldurmuş durumdadır.

 Haftalardır ABD ve İsrail'de meydanlara inen milyonluk protestocular bu öfke ve nefreti haykırıyorlar.

 Trump, onun aleyhine şekillenmeye başlayan bu iradeleri etkilemek ve Amerika halkına “Gördünüz mü, aslında İsrail beni öldürmek istiyor, demek ki ben ülkem için yararlıyım” diyerek tekrar oy almak, tekrar başkanlığa seçilmek istiyor.
 Ama Amerika halkı uyandı artık.

 Defalarca tekrarlanan bu oyunun bir daha tutması çok zor.
 Aynı delikten bir daha sokulmayacak bir Amerika halkı da adeta yeniden doğuyor.
 Trump bu bulanık sudan birçok balık avlamayı ve bir taşla birkaç kuş vurmayı planladığını da hemen açık etti.

 Olayın hemen arkasından yaptığı açıklamalardan birinde Hilton Oteli'ndeki güvenlik önlemlerini eleştirerek bu tesisin artık yeterince güvenli olmadığını söyledi. Bu açıklama, Amerika'da üst düzey yetkililerin katıldığı büyük organizasyonların güvenliği konusunda Amerika'da yeni tartışmalar başlattı.

  ABD’nin büyük inşaatçı ve emlakçılarından biri olan ve bunu paravan şirketlerle de sürdüren Trump, halkının gözlerinin içine baka baka Beyaz Saray içinde 400 milyon dolara mal olacak yeni bir balo salonu inşa edilmesi planına değinerek bu salonun benzer etkinlikler için daha güvenli olacağını söyledi. 
  Hem de o hengâme sırasında!
  Şaşırdınız değil mi?
  Evet, adeta halkının aklıyla alay eden, aklını kaybedip bunamış, Epsteın örümceğinin ağlarına yakalandığı için çaresizlikler içinde çırpınan bir Amerika başkanı, geçim sıkıntısı ile boğuşmaya başlayan halkla alay edercesine sarayda 400 milyon dolarlık yeni bir salondan bahsediyor!

 Mesele tabi ki “milli itibar” falan değil, Trump’ın paravan şirketinin o ihaleyi kapması... Sonra da  “Beyaz Saray’dan iş alan firma” tanıtımıyla ABD'de ve dünyada isim yapıp yeni ihalelerle kasasını doldurması! 
 Bizlere mantıksız gelen, “yok artık, daha neler!" dedirten bu gelişmeler, Siyonistlerin bahsettiği yeni dünya düzeninin hırs ve kibir çukurundaki utanç verici çamurlardan başka bir şey değil. 
 Ama gerçekten yeni bir dünya da şekillenmiyor değil:
 İran'ın; Siyonizmi şok eden bir güç ve cesaretle başlattığı global uyanış artık Amerika’yı da, ona bel bağlayan ya da ondan korktuğu için bugüne kadar sesini çıkaramayanları da deprem gibi sallıyor.
 İşte size “Gabbe” ve “Dabbe” nin ayak sesleri!
 Geliyor gelmekte olan.
 Görebilen ve uyanabilenlere selam olsun.

Trump
suikast
11Eylül

Yorumunu Gönder

Yorumlar