Yazılımedya Genel Yayın Yönetmeni İsmail Bendiderya, "Şeytan’ın Çığlıkları: İran’a Atom Bombası Atın!" başlıklı yazısında İran halkının Baal adlı Şeytanî putun sembolik heykelini yakması üzerine “İran’a atom bombası atın!” diyecek kadar aleni bir çılgınlık sergileyen Trump’ın öfkesinin ardındaki gerçeklere, Hz Musa’ya ihanet eden “Samıra” vakası ile Baal putu ilişkisine ve çocuk fuhuş şebekesi kuran Epstein ile Baal putu arasındaki bağlantı da dahil olmak üzere konunun sembolik bir hesaplaşmadan çok daha ötede olduğunu gözler önüne seren bir çok detaya değindi.
Yazılımedya Genel Yayın Yönetmeni İsmail Bendiderya, "Şeytan’ın Çığlıkları: İran’a Atom Bombası Atın!" başlıklı yazısında İran halkının Baal adlı Şeytanî putun sembolik heykelini yakması üzerine “İran’a atom bombası atın!” diyecek kadar aleni bir çılgınlık sergileyen Trump’ın öfkesinin ardındaki gerçeklere, Hz Musa’ya ihanet eden “Samıra” vakası ile Baal putu ilişkisine ve çocuk fuhuş şebekesi kuran Epstein ile Baal putu arasındaki bağlantı da dahil olmak üzere konunun sembolik bir hesaplaşmadan çok daha ötede olduğunu gözler önüne seren bir çok detaya değindi.
İsmail Bendiderya "Şeytan’ın Çığlıkları: İran’a Atom Bombası Atın!" başlıklı dikkat çeken yazısında şu ifadeleri kullandı:
İran’ın Baal adlı Şeytanî putun sembolik heykelini yakmasıyla birlikte Siyonist Yahudilerin sosyal medyaya yansıyan öfkeleri “Şeytanın çığlıkları duyulmaya başladı” şeklinde değerlendirildi.
Siyonist Yahudi haham Alex Rosenberg Baal heykelinin yakılmasının kabul edilemez olduğunu, İranlılar tarafından gerçekleştirilen bu eylemin dünyadaki en tehlikeli ve en cüretkâr Siyonizm düşmanlığı olduğunu vurgulayarak Amerika'nın çocuk tecavüzcüsü Cumhurbaşkanı Trump’ın sırf bu yüzden derhal İran'a atom bombası atması gerektiğini söyledi.
Sosyal medyadaki bu çığlıkların nedeni nedir?
Bir haham, bir put sembolünün yakılmasından neden bu kadar rahatsız olur?
“İran’a atom bombası atın!” diyecek kadar aleni bir çılgınlık sergilenmesinin nedeni nedir?
Bu konuda uzunca makaleler yazılabilir aslında.
Ama dikkatli okuyucuların merakını biraz da olsa gidermekle yetinelim:
Antik çağlarda Baal putu adına erkek çocuklar kurban ediliyordu.
Bu sapıklığın arkasında, Hz Musa’ya ihanet eden “Samıra” adlı vaka vardı.
Kur’an’da ve diğer semavi metinlerde de adı geçen bu kişi, Hz. Musa’nın Tur Dağı’na gitmesinden yararlanarak, İsrailoğullarını bir buzağıyla kandırmış ve çoğunun o buzağıya tapmasını sağlamıştı.
Buzağı hadisesi basit, ama teknik bir sahtekarlıktan ibaretti, ama Firavun’dan henüz kurtulan o insanlar bu tür şeyleri anlayamayacak kadar saf ve cahildi.
Şeytani bir tasvir olan Baal putunun İran'da devrimin 47. yıl dönümü kutlamalarında yakılmasının siyonist İsrail'i ve siyonist Yahudileri çıldırtması boşuna değildir.
İran'ın bütün şehirlerinde dünyanın en kalabalık yürüyüşlerini yapan milyonlarca İranlı bu şeytani putun yakılmasını heyecanla destekleyerek “İsrail'e ölüm”, “Siyonizm’e ölüm” diye haykırırken Dünya Siyonistleri ve onların bölgedeki temsilcisi çocuk katili terörist İsrail’in çılgına dönmesi düşündürücüdür.
Yakılan Baal putunun alnında Yahudiliğin sembolü olan 6 köşeli yıldız varken, putun beş köşeli yıldızın üzerine oturarak onu çiğnediğini ima etmesi dikkat çeken noktalardan biriydi.
İran Müslümanlarının Tekbir sesleri arasında yaktığı Baal heykelinin üzerinde Siyonist Yahudilerin çeşitli sembolleri yer alırken, putun oturduğu tahtın sağında ve solunda dünyayı ateşe sürükleyen Trump’la hempası Netanyahu’ nun fotoğraflarının yer alması da bütün dünyaya verilen bir uyarı mesajıydı: “Bu ikiliye dikkat!”
Alnında Davut yıldızını taşıyan bir iblis maketinin İran'da ateşe verilmesi aslında Siyonistler tarafından Ortadoğu bölgesine dayatılan gerilimin de sembolik bir hesaplaşmaya dönüşmesini hatırlatıyor. Sosyal medyadaki bilgilerden de anlaşıldığı kadarıyla uluslararası çocuk fuhuş şebekesi kuran ve bu yolla dünyanın ünlülerine şantajda bulunarak onları Siyonist Yahudilerin çıkarları doğrultusunda kullanan ünlü Jeffrey Epstein adlı İsrail casusu da Baal putuna tapan biri olarak tanınıyordu.
Jeffrey Epstein dünyanın dört bir yanından kaçırılıp adaya götürülen çoğu kimsesiz küçük yaştaki çocukları; onlara tecavüz edip feci şekilde öldüren uluslararası Siyonistlere pazarladığı ünlü adada Baal isminde bir banka da kurmuştu. Baal ismi özellikle Amerikalı dindar Hristiyanlar tarafından öfkeyle karşılanınca Epstein belgelerinde bunun Baal değil, banka olduğu iddia edilerek gerçek örtbas edilmeye çalışılmıştı. İşte bu nedenle de Şeytanın çığlıkları duyulmaya başladı.
İran halkı bu defa 12’den vurdu galiba.
12 Şubat 2026’da sergilenen bu sembolik eylem, Tahran ve diğer birçok şehrin sokaklarındaki yürüyüşü küresel bir gösteriye dönüştürdü. Boğa başlı ve Davut Yıldızı ile süslenmiş bir gövdeye sahip devasa bir heykel, kalabalıkların Tekbirleri eşliğinde yakıldı.
Bu heykel, sapık Siyon inançlarındaki kana susamış tanrı Moloch veya Baal'ın sembolüydü ve dünyada sempatikleştirilmeye çalışılıyorken, İranlılar onu yakarak dünya Siyonizmine küresel bir mesaj veriyordu.
Hem de 7 düvelin İran’a saldırmaya hazırlandığı ve ABD savaş gemilerinin Fars Körfezi etrafında konuşlanmaya başladığı günlerde… 12 Şubat'ta Tahran ve ülkenin diğer şehirlerinde düzenlenen gösterilerde, İran halkı devasa bir boğa başlı heykel olan Baal putunu yakarken, Amerikalı Yahudi Jeffrey Epstein'ın fuhuş ve cinayet rayları üzerine kurulu casusluk ağına karşı da sembolik bir protesto gerçekleştirmiş oluyordu aslında…
Ciddi küresel yankıları olan bu sembolik eylem ne diyordu acaba?
Baal; Kutsal Metinlerde Karanlığın Efendisi ve Kan İçicidir
"Baal", eski Semitik dillerde sahip anlamına gelir. Kenanlılar onu yağmur, bereket ve gök gürültüsü tanrısı olarak biliyorlardı ve Doğu Akdeniz boyunca onun adına tapınaklar inşa etmişlerdi.
Baal'ın Eski Ahit’te çok daha karanlık bir yüzü var: Baal, İsrailoğullarının Tanrısı olan "Yehova’nın temel rakibidir ve İncil onu defalarca bir put ve sahte tanrı olarak anmıştır. Hakimler Kitabı'nda, Gideon'un ölümünden sonra İsrailoğullarının bir kez daha "Baal'lara tapındıklarını ve Baal-Berith'i tanrıları yaptıklarını" okuyoruz.
İncil anlatısında Hz İsa Mesih -s- bile Şeytan'ı "Beelzebub" yani "Kederlerin Efendisi" olarak adlandırır. Bugün hem Hırıstıyanlar hem Müslümanlar Baal’i Şeytan’ın simgesi olarak tanımlamaktadır.
Baal bu sapkın teolojinin büyük şemsiyesi, Moloch da onun en korkunç alt türüdür. Moloch, çocuk kurbanı isteyen bir tanrıdır. Levililer (18. bölüm, 21. ayet) şöyle der: “Ve soyunuzdan hiçbirini Moloch'a ateşe atmayacaksınız.” Bu yasağın açıklığı, o dönemde bu korkunç geleneğin ne kadar derinlere kök salmış olduğunu gösterir. Birçok bilgin, İsrailoğullarının Musa'nın yokluğunda yaptıkları put olan Samiri buzağının aslında Moloch'un sembolik bir temsili olduğuna inanır.
Epstein: Eski bir sapkınlığın bir başka kanıtı
2019’da Amerika Birleşik Devletleri Adalet Bakanlığı tarafından, cinsel istismar şebekesi işletmek suçlamasıyla tutuklanan ve hapishanede ölen Yahudi Jeffrey Epstein davasıyla ilgili ABD Adalet Bakanlığı yeni bir dizi belge yayınladı.
“AdameMedia” adlı popüler bir X-net hesabı, Epstein'ın JPMorgan banka ekstresinin bir görüntüsünü yayınladı; bu ekstrede “Banka Adı” yerine “Baal Adı” yazıyordu. Bu görüntüyü kullanan sosyal medya kullanıcıları, Epstein'ın özel adalarında Moloch'a bir tapınak kurduğunu ve şeytani ritüellerde çocuk kurban ettiğini söylediler. “Küresel Siyonist elitlerin Epstein'ın adalarında yaptıkları şey tam olarak da buydu.” İfadeleri sosyal medyayı sallamış durumda.
Tepkiler internette de yaygınlaştı. "MOATH" adlı Arapça konuşan bir kullanıcı şöyle yazdı: "Şu anda dünyaya seslenip Siyonistlerin putunu yakmak için İranlılardan daha iyisi yok." "COMBATE" adlı Latince konuşan bir başka kullanıcı ise mizahi bir üslupla şunları yazdı: "Tahran Baal'ı meydanda yakıyor; Washington ise özel adalardaki tapınanlarını koruyor."
Siyasi mesajlar
Bu sembolik eylem, çok katmanlı mesajlar içeriyor:
Çok tanrıcılığa ve yolsuzluğa karşı sembolik bir mücadele, heykelin gövdesine Davut yıldızının oyulması yoluyla Siyonizm’in Şeytanperestlikle eşitlenmesi ve küresel Epstein karşıtlığının yükseltilmesi.
İran’da bu sembolik hareketin baş mimarı, Mesaf Enstitüsü'ydü. Bu enstitüye göre, Epstein ağının suçları, çok eskilere dayanan şeytani ritüellerin modern bir tekrarıdır ve Baal'in yakılması sadece fiziksel bir eylem değil, aynı zamanda insanlığın bütün değerlerini güç ve zenginliğe kurban eden "Masonluk ve küresel yolsuzluk" sisteminden de aklanma sinsiliğidir.