Amerika Neden Dünya İçin Bir Tehdit?

Tarihteki tek atom bombası olan Nagazaki ve Hiroşima bombalamaları Amerika'yı ilelebet dünyaya rezil eden dehşet bir katliamdır. Amerikan hükümeti son seksen yıl boyunca İkinci Dünya Savaşı sırasında en büyük savaş suçunu ve toplu katliamı işlediği halde hiçbir zaman özür dilememiştir. ABD bugün de aynı tavrını sürdürmekte ve her an her saat dünyanın bir yerlerinde cinayetler işlediği halde özür dilememekte, hesap da vermemektedir!


12.08.2023 10:03:00   Dünya


Kendisinden başka hiçbir ülke bugüne kadar atom bombası kullanmadığı halde dünyaya nükleer ayarı vermeye çalışması, ABD’nin sahtekarlık ve despotluğunun en güçlü belgesidir. 

Tarihteki tek atom bombası olan Nagazaki ve Hiroşima bombalamaları Amerika'yı ilelebet dünyaya rezil eden dehşet bir katliamdır…

Bugün Amerika; Ukrayna'da en yeni silahlarını test eden;  750 askeri üssü ve 336 biyolojik laboratuvarı olan bir ülke olarak kayıtlara geçmiş bir ülkedir..


78 yıl önce, 9 Ağustos 1945’te, dünyadaki en büyük tarihi savaş suçu ABD tarafından işlendi ve Nagazaki vatandaşlarının üzerine "Şişman Adam" adlı atom bombası atıldığında bütün bir şehir yerle bir edildi ve şehirdeki herkes , kadın çocuk demeden, korkunç acılarla can çekişerek öldü.

 9 Ağustos, Amerika için telafisi imkansız bir savaş suçu ve utançtır. Hiroşima şehri, toplamda 100.000'den fazla insanı doğrudan öldüren ve ardından radyoaktif radyasyonun yıkıcı etkilerinden dolayı yaklaşık 120.000 insanı da yavaş yavaş öldüren "Little Boy" atom bombası tarafından yok edildi.

Ne yazık ki Amerika Birleşik Devletleri'nin kontrolü ve etkisi altındaki uluslararası mahfiller bu konuda sessiz kalmış ve Amerikan hükümeti son seksen yıl boyunca İkinci Dünya Savaşı sırasında en büyük savaş suçunu ve toplu katliamı işlediği halde hiçbir zaman özür dilememiştir.

ABD bugün de aynı tavrını sürdürmekte ve her an her saat dünyanın bir yerlerinde cinayetler işlediği halde özür dilememekte, hesap da vermemektedir.

 Bu gerçeğin en acı tarafı ve ironisi, bu sürecin, dünyanın en vahşi ülkesi olan saldırgan Amerika tarafından hala sürdürülmesidir. Amerika, var olduğu günden bu yana, yani 247 yıllık hayatının 16 yılı hariç, 231 yılını kendi evinin dışında doğrudan ve vekâlet savaşlarına karışarak geçirmiş bir zorbadır.

 Dünyanın dört bir yanına 750 askeri üssün kurulmasından 336 biyolojik mikrobik laboratuvarın kurulmasına kadar, akla gelebilecek her eşkıyalık ve musibetin adıdır Amerika…

Japonya'ya atom bombası atması, Amerikalı yetkilileri pişman etmediği gibi, daha da ileri giderek, bu ülkenin askeri işgalinin de önünü açtı. Amerika'nın şu anda dünyanın 80'den fazla ülkesinde 750 askeri üssü bulunuyor ve ilginç bir şekilde Japonya en fazla Amerikan askeri üssünün (120 üs) ve en fazla Amerikan askerinn (53.713 asker)  bulunduğu ülkelerin başında geliyor. . Almanya da bundan nasibini aldı, II. Dünya Savaşı'nın başlatıcısı ve kaybedeni olarak Japonya'dan sonra ikinci sırada yer alıyor.. Evet, Almanya bugün aslında bir ABD sömürgesi durumundadır ve asla bağımsız davranamamaktadır.

 Meselenin çok acı olan bir başka boyutu da,  Amerika'nın dünyada yaklaşık 5.500 atom bombasına sahip olması ve  nükleer enerjiyi sağlık ve sanayi gibi dallarda kullanmak isteyen ülkeleri “atom bombası mı yapacaksın?!” diye engellemek için yırtınmasıdır. Ve dahi; Japonya'ya atom bombası atması dışında dünyanın farklı yerlerinde biyolojik laboratuvarlar kurmak gibi korkunç bir projeyi uzun süredir takip ediyor olmasıdır.

Amerikan makamları, 30 ülkede 336 biyolojik laboratuvarın varlığını açıkça onayladı. Amerika 1918’den itibaren düşmanlarına karşı biyolojik zehirler kullanmaya başlamış, 1942'de yeni ve ciddi biyolojik silahlar üretme programını başlatmıştır.

Bu ülkenin 1950'den 1953'e kadar Kore Savaşı'nda biyolojik silah kullandığı, 15 Eylül 1952'de (24 Eylül 1331) birçok önde gelen Fransız doktor ve İngiliz biyokimyacı tarafından doğrulandı. Ayrıca "John Halliday" ve "Bruce Cummings" gibi tarihçiler "Kore ve Bilinmeyen Savaş" (1988) adlı kitapta ABD'nin biyolojik silah da kullandığını ifşa etmişlerdir.

1971'de Küba'da Afrika domuz vebasının yaygın bir şekilde patlak vermesinden sonra, aralarında Fidel Castro'nun da bulunduğu ülke yetkilileri krizden ABD'yi sorumlu tuttular ve Küba halkına karşı biyolojik silah kullanmakla suçladılar. 1960 ve 1968 yılları arasında Amerika Birleşik Devletleri, Vietnam Savaşı'ndaki çatışmanın ortasında bu ülkeye karşı biyolojik silahlar ve viral ajanlar kullandı. Vebanın artması, bağırsak hastalıkları ve bitki örtüsünün kaybı, Amerika'nın Vietnam'da biyolojik silah kullanmasının sonuçları arasındadır.

"Biyosinerji" programı, ABD toprakları dışında ölümcül etkileri olan biyolojik laboratuvarlar kurmak amacıyla başlatılan ve ABD Savunma Bakanlığı tarafından desteklenen 2,1 milyar dolarlık bütçeli bir projedir ve şu anda kıta dışında ABD laboratuvarlarında çalışan bilim adamlarının sayısı 14 bini bulmaktadır.

"Global Times"a göre Amerika, bu proje çerçevesinde Ukrayna, Gürcistan vb. dahil olmak üzere 30 ülke ve bölgede 336 biyolojik laboratuvar kurmuş durumda.


Birçok Amerikan biyoloji merkezi dünyada gizli ve bilinmez kalsa da, bazıları artık ifşa olmuş durumdadır: Kazakistan (Almatı), Gürcistan (Lugar), Ermenistan (on iki laboratuvar), Özbekistan (Taşkent, Andican, Gurganj ve Ferghana'daki laboratuvarlar), Afrika'da ( Uganda, Kenya, Nijerya, Tanzanya, Liberya, Sierra Leone ve Mısır'daki laboratuvarlar), Güney Kore (Busan, Osan ve Gunsan'daki laboratuvar), Kolombiya, Senegal ve Endonezya'daki (Cakarta'daki laboratuvar).

Global Times'a göre kendisini dünyada "demokrasinin bayrak taşıyıcısı" olarak sunan Amerika, tehlikeli biyolojik deneyler yapması ve biyolojik askeri imparatorluğunu genişletmesiyle ünlü. Amerika Birleşik Devletleri dışındaki biyolojik laboratuvarları içeren yaklaşık 5.629 sözleşme ifşa edildi. Ancak bu sözleşmeler ABD'nin 49 ülke ile sözleşme imzaladığını gösteriyor; oysa ABD nin bu sözleşmelere rağmen gizlice laboratuvar kurduğu ülkelerin sayısı da tam 30!
 
Amerika'nın Ukrayna'daki kitle imha silahları koleksiyonu da bunların cabası!

Rusya ve Çin sınırında 60 Amerikan biyolojik laboratuvarı var ve Amerikalı yetkililerin beyanatlarına göre bu ülkenin Ukrayna topraklarında tam 26 biyolojik laboratuvarı bulunuyor  (ABD, deaş-ışid a da buradan kimyasal silah göndermişti).

 2021 Mart'ının ortasında, Ukrayna'da krizin başlamasından yaklaşık 10 gün sonra, Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna'daki biyolojik laboratuvar çalışanlarından belgelerin alındığını ve Kiev'in belgeleri derhal imha etmeyi planladığını açıkladı. ABD Savunma Bakanlığı'nın gözetiminde olan ülkenin askeri biyolojik programları burada uygulanıyordu ve bu yüzden; Pentagon da bu bilgilerin sızdırılmasından endişe duyuyordu.

Amerika, Hiroşima ve Nagazaki'ye atom bombası attıktan sonra yaşadığı rezillikten dolayı yeniden atom bombası kullanmaktan kaçınsa da, Ukrayna'da taktik atom bombası kullanması muhtemeldir. "Taktik bombalar", patlama gücü yaklaşık 500 ila 800 kiloton dinamite eşit olan ve geniş alanları yok etmek için tasarlanmış "stratejik bomba” bir türüdür.

Elbette taktik silahlar için "düşük verim"den bahsetmek biraz yanıltıcıdır çünkü bir ila 100 kiloton dinamitin patlayıcılık verimi büyük yıkıma neden olmak için yeterlidir; Amerika'nın Hiroşima ve Nagazaki şehirlerine attığı bombaların sırasıyla 12 ve 21 kiloton dinamite eşdeğer olduğunu hatırlamak yeterlidir.

Ukrayna krizi sırasında Amerika, son haftalarda Kiev liderlerine parça tesirli bombaların teslim edilmesi de dahil olmak üzere her türlü konvansiyel olmayan silahı test etme fırsatını yaşadı. Bu silahlar ilk olarak 2. Dünya Savaşı'nda kullanıldı ve o zamandan beri en az 15 ülke  bu bombaları kullandı.

Amerika, konvansiyonel olmayan bu ölümcül ve parça tesirli bombaları kullanan ülkeler arasında ilk sırada yer alıyor. Çeşitli zamanlarda Afganistan, Arnavutluk, Bosna Hersek, Kamboçya, Grenada, İran, Irak, Kuveyt, Laos, Lübnan, Libya, Suudi Arabistan, Sudan, Vietnam, eski Yugoslavya (Kosova, Karadağ ve Sırbistan) ve Yemen gibi ülkelerin masum insanları Amerika'nın savaş çığırtkanlığının kurbanları arasında yer aldılar.

 Özetlemek gerekirse:
Amerika, dünyada atom bombasını kullanan tek ülke olmakla kalmıyor, aynı zamanda yaklaşık 5.500 nükleer savaş başlığıyla en büyük cephaneliğe de sahip.

 "NPT" anlaşmasına dayanan çifte standartla bu ülke, bağlantısız ülkelerin nükleer silah elde etmesini engelliyor, ama kendi müttefiklerinin bu tür konvansiyonel olmayan kitle imha silahları satın almasına ve üretmesine yardımcı bile oluyor.

Siyonist İsrail rejimi, Amerika'nın bu ikili davranışının en basit örneğidir; 90 nükleer silaha sahip olduğu biliniyor. Hatta nükleer savaş başlığı sayısının 200 ile 400 arasında olduğu da bilinenler arasında!

Amerika atom bombasını yalnızca bir kez kullanmış olsa da, savaş kışkırtıcılığına ve diğer geleneksel olmayan –akonvansiyonel-silahların kullanımına karşı büyük bir bağımlılığı var. Washington'un 80 ülkede 750'den fazla askeri üssü ve dünyanın 30 ülkesinde 336 biyolojik laboratuvarı bulunuyor ve bunların tam 26'sı Ukrayna'da bulunuyor.

 İşin dünya medyasından gizlenen tarafı şu:  Beyaz Saray yetkilileri, savaştan bunca zarar görmüş zavallı Ukrayna’yı; ona parça tesirli bombalar göndermek ve bu savaşta taktik nükleer bombalar kullanmaya çalışmak da dahil olmak üzere en alışılmadık silahlarını test etmek için kullanıyor.

 Yani Ukrayna ABD’nin kobayından başka bir şey değil.  ABD’nin bu savaşın durmasını engellemesinin nedeni de sadece bu!
 
Amerika
Hiroşima
Atom bombası
 

 
ABD
katliam
atom bombası
Tehdit

Yorumunu Gönder

Yorumlar