Ekonomik sıkıntıları göğüslemekte zorlanan İngiltere’yi baştan başa grevler sardı. Pazartesinden başlayan gösteriler 2 günde bütün ülkeye yayıldı.
28.07.2022 09:03:00
Dünya
Ekonomik sıkıntıları göğüslemekte zorlanan İngiltere’yi baştan başa grevler sardı. Pazartesinden başlayan gösteriler 2 günde bütün ülkeye yayıldı.
İngiltere’de Haziran ayında yıllık enflasyon yüzde 9,4’e yükselerek Şubat 1982’den bu yana en yüksek düzeye çıkmasıyla sendikalar, kamu sektörü çalışanlarına enflasyonun altında zam teklif edilmesine tepki gösteriyor, çalışanlar greve gidiyor. Demir yolu işçileri bugün tekrar greve gitti.
İngiltere Merkez Bankası önümüzdeki aylarda enflasyonun yüzde 11’e yükselebileceği uyarısında bulunuyor. Uzmanlar, yüzde 12’nin daha gerçekçi bir tahmin olduğunu düşünüyor.
Enflasyondaki artışa rağmen bu yıl Mart–Mayıs arasında ortalama özel sektör çalışanlarının maaşlarına yüzde 7,2, kamu sektörü çalışanlarının maaşlarına ise yalnızca yüzde 1,5 zam yapıldı. Bu, kayıtların ilk tutulduğu 2001 yılından bu yana kamu sektörü çalışanlarının reel maaşlarındaki en büyük düşüş olarak kayıtlara geçti.
İngiltere’de yaklaşık 5,5 milyon üyeye sahip 48 sendikayı temsil eden Sendikalar Kongresi (TUC), “Kamu sektörü çalışanlarına adil bir oranda zam yapılmasını ve tüm çalışanlara saatlik en az 15 sterlinlik asgari ücret verilmesini” talep etti.
TUC, işçilerin 2008’den bu yana enflasyon oranının altındaki zamlardan dolayı yaklaşık kişi başı 20 bin sterlinlik gelir kaybı yaşadığını ifade etti.
İngiltere Parlamentosu’nun yürüttüğü araştırmalar ise ülkede yaklaşık 11.1 milyon kişinin yoksulluk sınırında yaşadığına işaret ediyor. 2022-23 yıllarında bu sayıya 500 bini çocuk, 1.3 milyon kişinin daha eklenmesi bekleniyor.
Birleşmiş Milletler Yoksulluk Raportörü Philip Alston, İngiltere’de yoksulluğu “sistematik” ve “trajik” olarak tanımlıyor.
Tren şoförleri, doktorlar, hemşireler ve daha fazlası
İngiltere’de enflasyonun etkisiyle giderek artan hayat pahalılığı ve enerji ile akaryakıt fiyatlarındaki yükseliş hem kamu hem de özel sektörde birçok endüstriyi grev sürecine sürüklüyor.
Ulaşım çalışanları, itfaiyeciler, doktorlar, hemşireler, öğretmenler, postane işçileri, havalimanı çalışanları, yüksek öğrenim görevlileri, avukatlar ve telekomünikasyon alanındaki mühendisler önümüzdeki aylarda grev yapabileceğini duyuran çalışma kollarından sadece bazıları.
Haziran ayında İngiltere, İskoçya ve Galler’de demir yolu işçileri son 30 yılın en büyük grevine çıkmış, yapılan yüzde 4’lük zam teklifinin ve işçi çıkarma taleplerinin kabul edilemez olduğunu savunmuştu.
Bu greve 40 binden fazla işçi katıldı ancak yapılan görüşmeler sonuçsuz kaldı ve demir yolu işçileri bugün tekrar greve çıktı.
1970’ler tekrarlanıyor mu?
İngiltere’de 1970’li yıllarda ‘Hoşnutsuzluk Kışı’ diye bilinen ve neredeyse 30 milyon çalışma günü boyunca grev yapılan bir dönem yaşanmıştı.
Koronavirüs pandemisinin ardından tüm dünyayı etkisi altına alan ekonomik krizin İngiltere’yi de vurması ve enflasyonun yıllardır görülmeyen bir düzeye çıkmasıyla ülkede yeniden bir ‘grev döneminin' başladığı düşünülüyor.
Önümüzdeki aylarda milyonlarca kişinin greve çıkma ihtimali giderek büyüyor.
Öte yandan hükümet, işverenlerin grev sırasında günlük işçi almasının yolunu açacak bir yasayı geçen hafta onayladı. Unison ise bunun üzerine hükümete dava açmayı planladığını söyledi.