Suriye’de sınırların yeniden çizilmesinin hemen ardından, ülkenin yeraltı kaynakları emperyalist tekellerin paylaşım masasına yatırıldı
Ülkede yönetimi elinde bulunduran HTŞ güçleri, Doğu Akdeniz’deki karasularında petrol ve doğalgaz çıkarması için ABD’li enerji tekeli Chevron ve Katarlı Power International Holding ile anlaşma imzaladı.
Şam’da düzenlenen imza törenine ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack da katıldı. Barrack, HTŞ lideri Ahmed Şara’ya övgüler dizdiği konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Suriye, Cumhurbaşkanı Ahmed Şara liderliğinde kayda değer bir ilerleme sergiliyor. Önde gelen bir ABD şirketi olan Chevron’un, yıllar süren zorlukların ardından ülkeyi dönüştürmeyi hedefleyen bu ortaklığa katılması bunun açık göstergesidir. Güçlü liderlik ve enerji sektörüne yapılan yatırımlar; toparlanma, istikrar, istihdam yaratılması ve Suriyeliler için daha iyi bir geleceğin temelini atmaktadır.”
İsrail’den sonra Suriye
Chevron’un ABD dış politikasındaki stratejik önemine değinen Barrack, “Chevron, Amerikan dış politikasının hareket ettiği her yere giden en önemli ve en büyük şirketlerden biridir” ifadelerini kullanarak, bu hamlenin siyasi boyutuna da vurgu yaptı.
Sol'da yer alan habere göe anlaşmanın dikkat çeken bir noktası ise Chevron’un bölgedeki konumu. Dünya çapında 180’den fazla ülkede faaliyet gösteren şirket, Doğu Akdeniz’in en büyük doğalgaz sahaları olan ve İsrail tarafından işletilen Leviathan ve Tamar sahalarının da ana işletmecisi konumunda bulunuyor. 2020 yılında Noble Energy’yi satın alarak İsrail gaz sektöründeki en büyük yabancı şirket haline gelen Chevron, şimdi de Suriye karasularındaki haklarla bölgedeki hakimiyetini pekiştiriyor.
Haseke’deki petrol kuyuları ve gaz sahaları için kapsamlı plan
Suriye Petrol Şirketi (SPC) Ekim 2025’te HTŞ örgütü lideri Şara tarafından çıkarılan kararname ile özerk bir holding haline getirilmişti.
SPC CEO’su Yusuf Kablavi, törendeki konuşmasında “Bu mutabakatı en kısa sürede somut bir uygulama sözleşmesine dönüştürmek amacıyla özel bir çalışma ekibi görevlendirdik” açıklamasını yaptı.
Kablavi, Amerikan şirketlerinin daha önce SDG kontrolünde bulunan Haseke vilayetindeki doğalgaz sahalarına da ilgi gösterdiğini ve tüm petrol kuyularının yeniden işletmeye alınması için kapsamlı bir plan hazırladıklarını duyurdu.