Batı ülkelerinde Filistin haklarını savunan gazeteci, akademisyen ve aktivistlere yönelik baskıların arttığı, gözaltı, soruşturma ve sansür uygulamalarının yaygınlaştığı belirtildi.
Batı ülkelerinde Filistin haklarını savunan gazeteci, akademisyen ve aktivistlere yönelik gözaltı, soruşturma ve sansür uygulamalarının arttığı öne sürülüyor. İnsan hakları örgütleri, ifade özgürlüğü konusunda çifte standart uyarısında bulunuyor.
Avrupa ve Kuzey Amerika’daki çeşitli ülkelerde, Filistin haklarını savunan kişi ve kurumlara yönelik idari ve hukuki işlemlerin arttığı bildiriliyor. Son dönemde bazı gazeteciler hakkında “kamu düzenini bozma” ve “nefret söylemi” iddialarıyla soruşturmalar başlatılırken, üniversitelerde görev yapan bazı akademisyenlerin sözleşmelerinin yenilenmediği ya da disiplin süreçleriyle karşı karşıya kaldığı kaydedildi.
Özellikle Gazze’deki gelişmeler sonrası düzenlenen protesto gösterilerine katılan aktivistlere yönelik gözaltı işlemleri ve para cezaları da tartışma konusu oldu. Sosyal medya paylaşımları nedeniyle bazı kişilerin işlerinden çıkarıldığı ya da platformlar tarafından içeriklerinin kaldırıldığı belirtiliyor.
İnsan hakları kuruluşları, Filistin’e destek açıklamalarının terörle ilişkilendirilmesinin ifade özgürlüğü açısından tehlikeli bir eğilim oluşturduğunu savunuyor. Uluslararası Af Örgütü ve bazı basın meslek örgütleri, hükümetlere barışçıl ifade ve protesto hakkının korunması çağrısında bulundu.
Öte yandan bazı Batılı hükümet yetkilileri ise kamu güvenliğini ve toplumsal huzuru koruma gerekçesiyle atılan adımların hukuki çerçevede olduğunu ifade ediyor. Yetkililer, antisemitizmle mücadele kapsamında nefret söylemine karşı sıfır tolerans politikası uygulandığını vurguluyor.
Tartışmalar sürerken, uzmanlar ifade özgürlüğü ile nefret söylemi arasındaki sınırın net biçimde tanımlanmasının demokratik toplumlar açısından kritik önem taşıdığına dikkat çekiyor.