Hassas Jeopolitik Konu!

Abdullah Ağar 29.7.2020 12:15:33
Azerbaycan Tovuz’da “SİHA ile şehit edilen” Tümgeneral Polat Hasimov.
Ne oluyor?

Bir albay, iki binbaşı, iki kizir (astsubay) ve bir er ile birlikte şehit edilen Tümgeneral Polat Haşimov Türkiye’de de eğitim görmüş, Türk ve Türkiye sevdalısı kahraman bir komutandı. 2016 Nisan ayında yaşanan ve Azerbaycan’da April Dövüşü olarak adlandırılan çatışmalarda büyük kahramanlıklar göstermiş ve albay rütbesinde yaralanmıştır.
Anlatıldığına göre;
Talış bölgesindeki bu çatışmalar sırasında ele geçirdiği bir bölgeden çekilmesi konusunda içeriden birileri ile çok kötü tartışmış. Hatta kendisine, ele geçirdiği tepede diktiği Azerbaycan bayrağını oradan kaldırıp, Ermeni bayrağını tekrar dikmesi söylenmiş. Bu olaydan sonra da istifasını sunmak istemiş. Fakat Cumhurbaşkanı ilham Aliyev devreye girerek istifasını kabul etmemiş ve göreve dönmesini istemiş.

Talış bölgesinde göstermiş olduğu başarılardan dolayı bu bölgedeki karakola adı verilmiş. Bu karakol o günden bugüne “Polat Haşimov karakolu” adıyla Ermeni mevzilerinin karşısında görevini sürdürmektedir.
Talış yükəkliklərində 7 döyüş postu var. Biri "Polad postu" adlanır. Həmin postu 2016-cı ilin aprelində polkovnik Polad Həşimov azad etmişdi və onun şərəfinə adını vermişdilər.
2016 Azerbaycan-Ermenistan çatışmaları sırasında Polat Haşimov, Talış köyü yönündeki çatışmada 1. Ordu Kolordu komutanıydı.

Polat Haşimov 24 Haziran 2019 tarihinde Cumhurbaşkanı Aliyev’in kararıyla tümgeneralliğe terfi ettirilmiş. Tovuz’un da içinde bulunduğu bölgeye kolordu komutanı olarak tayin edildi.
Asker tarafından da çok sevilen Tümgeneral Polat Haşimov devletin kendisine verdiği evi şehit ailesine hediye etmesiyle, makamının imtiyazlarını-nimetlerini kullanmamasıyla, makam arabasına dahi çok kullanmamasıyla, metroyla gidip gelmesiyle tanınıyor.
Ayrıca Azerbaycan’da “Rus kafalı” olarak tabir edilen Rusya sempatizanı rütbeliler ve güç odakları tarafından sevilmediği ve aralarının ciddi anlamda açık olduğu biliniyor.
*
Tümgeneral Haşimov'un şehit olduğu olayda “bulunduğu komuta yerinin” cephe hattının 31 km gerisinde olduğu bilinmelidir. Yani Tümgeneral Haşimov sınır hattından kuş uçumu 31 km içeride bir SİHA tarafından vurulmuştur.
Standart SİHA operasyonlarında böyle bir şey çok mümkün değil. Bir SİHA’nın hedef takibi/tespiti/analizi/teyidi olmadan böylesine bir nokta atışı olası değil. Bu durumda geriye böylesine nokta atışı yapılmasına neden olan diğer parametreler kalıyor. Yani istihbarat, yani hedefi gösterme!
Böyle bir nokta atışı ancak yerden gelen, “Haşimov’un yerini ‘anlık’ ve ‘noktasal’ olarak bildiren” bir bilgi/istihbarat neticesinde olabilir.
Saldırıdan 15 dakika önce Şehit Tümgeneral Haşimov’un bazı muhataplarıyla görüştüğü ifade ediliyor. Bu bilgiden hareketle SİHA saldırısına maruz kalarak şehit düşen Haşimov’un konum bilgisinin bu şekilde teyit edildiği/edilebileceği, bu bilginin de Rus kontrolündeki Ermeni SİHA’sına iletilebileceği ifade ve iddia ediliyor.
*
Azerbaycan’da; “Pek çok soru işaretleri barındıran bu olayın” içeriden bir hain tarafından yönlendirilerek yapıldığı konuşuluyor.
Teknik analizler bu iddiayı destekliyor.
Bu durumda şu soruyu sormak gerekir:
Türk yanlısı General Haşimov neden öldürüldü?

Taktiksel seviyeye düşünürsek;
Azerbaycan ordusu içinde birbirleriyle problemli olan Rus ekolü ve Türk ekolü subayların olduğu biliniyor. Rus yanlısı ekol tarafından yüreği Türklük sevdasıyla yanan bu kahraman generalin hedef olarak seçilmiş olması düşünülebilir.
2016 yılındaki çatışmalarda şehit olan rütbelilerin neredeyse tamamına yakını Türkiye’de eğitim görmüş olması, son yaşanan çatışmalarda da şehit olanların Türkiye'de eğitim görenlerden olması akla bazı sorular getiriyor. Hele ki Azerbaycan’ın geleceğini “Türkiye ile birlikte gören” en üst düzey rütbeliler olunca!
Türkiye, başta Türkiye’de eğitim görmüş Azerbaycanlılar olmak üzere Türkiye’yi seven, vizyon ve misyon sahibi kardeşlerini korumalıdır. Gelecekleri soru işaretleri içermemelidir.

Stratejik bir bakış açısıyla;
Azerbaycan devletinin son dönemde izlediği politikalar Rusya’yı rahatsız etmesi söz konusu olabilir. Rus idaresinin dışında başka bir eksene kayan politikalar yürütmesi ve/veya Azerbaycan doğal gaz ve petrol gelirleri ile bunların ticaret hacminin genişlemesi nedeniyle devlet idarecilerine (İlham Aliyev’e) bir mesaj niteliğinde gerçekleştirilmiş olabileceği değerlendirilebilir.

Sonuç olarak yaşanan son gelişmeler ve Karabağ bölgesinin Ermenistan tarafından işgal edilmiş olması Azerbaycan halkında ciddi bir rahatsızlığa neden olmuştur. Halk Genelkurmay Başkanını suçlayarak uzun yıllardır oturduğu koltuğu terk etmesini istemektedir. Bununla beraber Karabağ bölgesinin azat olması (özgürleştirilmesi) için gösteriler yapmaktadır.
Azerbaycan ciddi bir krizle, güvensizlikle çalkalanıyor.
Bu durumu fırsat bilerek Azerbaycan’ın karışmasını isteyen güçlerin, buradaki FETÖ, PKK, fonlanan Selefi ve İran’a yakın meşrebi yapılanmalarını da kullanarak halkı provoke etme imkân ve kabiliyetleri mevcuttur.  
*
Haşimov’un cenaze töreninde halk Genelkurmay Başkanı Sadıkov’u protesto etti. “İstifa etmesi”, “Görevden alınması” yönünde sloganlar attı. Genelkurmay Başkanı Necmettin Sadıkov “tam” 27 yıldır Azerbaycan Genelkurmay Başkanlığı görevini yürütüyor. Evet, yanlış duymadınız, 1993’den beri, yani Karadağ savaşının sona erdiren pazarlık/müzakere/anlaşma sürecinden beri “Sanki anlaşmanın bir maddesi olarak” Azerbaycan Genelkurmay Başkanlığı koltuğunda oturuyor. Ve o günden beri birinci görevi Dağlık Karadağ ve 7 Rayon’u Azerbaycan’a kazandırmak olduğu halde bununla ilgili ne bir kalıcı adım atıyor, ne de bir irade/hazırlık ortaya koyuyor. Yani Azerbaycan’ın mevcut fiili işgali kabule zorlayan ve gelişen bu statüyü bozmadan/bozamadan hatta fiili durumu koruyarak, kanıksanan işgali bu günlere taşıyan kişilerden biri, daha doğrusu Genelkurmay Başkanı oluyor.
Sadıkov’un Azerbaycan’da Rus ekolünün/gücünün en önemli figürlerinden biri olduğu, kardeşinin de Rus ordusunda general olduğu ifade ve iddia ediliyor.
*
Bilinmesi gereken en önemli gerçeklerden biri de Azerbaycan talep etmeden Türkiye’nin bölgede bir şey yapamayacağıdır. Bu nedenle öncelikle statünün oluşturulması, gerekli ‘muharip’ anlaşmaların yapılması gerekir.
Öte yanıyla bu tür anlaşmalar yapmaktan çekinen Azerbaycan’ın çekincelerinin ortadan kaldırılması, yaşadığı baskılara karşı tedbir alınması elzemdir. Çünkü yeni bir saldırıya uğramaktan, yeni bir istikrarsızlıktan yana çok kaygılılar, korkuyorlar ve büyük olasılıkla mevcut duruma razı, haraç ödüyorlar.

Öte yanıyla Türkiye’nin Güneydoğu’da PKK ile, İran sınırından Irak-Suriye-Doğu Akdeniz-Ege ve Libya’da tutuştuğu jeopolitik mücadele kuvvet çarpanları ve bileşenleriyle ilgili hassasiyetler var.
O nedenle Azerbaycan'da Azerbaycan’ın kendi milli güçlerini sonuç alıcı şekilde kullanmasını sağlayacak “muharip” danışman ve süreci etkileyecek teknolojik katkı (İHA-SİHA-EH) öne çıkıyor. Gerek Cumhurbaşkanı gerekse Savunma Bakanı ile birlikte çalışacak Türkiye'den bir irtibat ve danışman heyetinin yapılandırılması oluşabilecek yanlış ve hatalı politikalara/durumlara ön alma ve engel olma olanağı sağlayabilecektir.

Azerbaycan için çözüm niteliğinde olabilecek bir hedef belirlenmesi önem arz eder. Bu hedef;
Azerbaycan Cumhuriyeti hür ve bağımsız bir devlet olarak Türkiye ile sınır komşuluğu imkânı tanıyacak şekilde Nahçıvan ve Karabağ üzerinden Azerbaycan'a uzanan bir koridor açılması hedef olarak belirlenebilir.
Bu durum halkın da desteğini alacak, iç karışıklığın önüne geçebilecektir. Aksi durumda olayların seyrine göre hamle yapacak politika eninde sonunda Azerbaycan’da ciddi bir iç karışıklığı getirecektir. Azerbaycan toprak kazanmayı umarken daha da toprak kaybedecek risklerle karşılaşabilir.  
Unutulmama ki, 30 yıl önce yapılan Karabağ savaşı, Türkiye’nin Türk Dünyası ile bağını kopartmak üzere yapılan bir savaştı.
Bugün de benzer jeopolitik kurnazlıklar devrede. Ana amaçlarına ulaşmış, Türkiye ile Türk dünyası arasındaki bağı kopartmış olmalarına rağmen Türkiye ile Azerbaycan arasındaki Tovuz by-pass’ını baskı altına almak-istikrarsızlaştırmak üzerinden yeni bazı kurnazlıklar devreye girmiş durumda…
Konu son derece hassas, son derece önemli.
Ortaya çıkan fiili durum, yeni şekillenen parametreler ve hassasiyetlerle birlikte unutulan bu jeopolitik sorunun çözümü adına kalıcı adımları atma, çözümün parametrelerini oluşturma zamanı gelmiştir.
Yoksa Kafkaslarda oluşan jeopolitik gedik daha da büyür, kopan bağın uçlarını da menfaatleri adına başkaları tutar.
 
Saygı ile...