ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da düzenlediği basın toplantısında İran, Venezuela ve Çin gerilimine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Yaşananları savaş olarak değil "askeri çatışma" olarak niteleyen Trump, Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler üzerine "Kazma Dağı'nı vurabiliriz" diyerek bölgeye yönelik yeni bir operasyon sinyali verdi.
Küresel hegemonyasını sürdürmek için dünyanın dört bir yanını kan gölüne çeviren ABD'nin başı, İran ve Venezuela’daki müdahalelerini adeta birer "başarı" gibi sunarak skandal ifadeler kullandı.
Venezuela’nın ardından İran’da da askeri olarak tüm tuşlara bastıklarını itiraf eden Donald Trump, bu müdahalelerin "çok başarılı" olduğunu savundu. Ancak küstahlığın dozunu artıran Trump, yaşanan can kayıplarını ve bölgedeki kaosu hiçe sayarak mevcut durumu bir "savaş" olarak nitelendirmekten kaçındı.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in İran’la yaşanan gerilime dair "savaş" kelimesini kullanmadığı hatırlatıldığında Trump, insanlık dışı şu yanıtı verdi:
"Birçok kişi buna savaş demiyor. Ben buna askeri çatışma diyorum çünkü bizim için önemsiz bir mesele. İran bizim için büyük bir mesele değil. Venezuela'ya müdahale ettik, buraya da müdahale ettik."
Çatışmalarda sadece 18 ABD askerinin öldüğünü rahat bir tavırla dile getiren Trump, bu rakamı Vietnam ve Afganistan'daki işgallerle kıyaslayarak yaşanan yıkımı küçümsedi.
ABD'nin bölgedeki enerji kaynaklarına yönelik bitmek bilmeyen iştahı da Trump'ın sözlerine yansıdı.
Hürmüz Boğazı ve etrafındaki gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirten Trump, namluyu bu kez Kazma Dağı civarına çevirdi.
Bölgedeki askeri hareketliliği izlediklerini söyleyen ABD Başkanı, "Eğer o bölgede gelişmeler olursa Kazma Dağı'nı yakında vurabiliriz" diyerek bölge ülkelerine açık bir tehdit savurdu.
Trump, Hürmüz Boğazı'nı ise yalnızca kendi çıkarları ve petrol tankerlerinin geçişi için açık tuttuklarını adeta itiraf etti.
- ÇİN'E "İRAN" UYARISI: "SÜRECE DÂHİL OLMAYIN!"
Küresel zorba, açıklamalarında Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile 24 Eylül'de Beyaz Saray'da yapacağı görüşmeye de değindi.
Dünyayı kendi çiftliği gibi gören Trump, Çin'in İran krizine müdahil olmasını nasıl engellediğini şu sözlerle anlattı:
"Çin Devlet Başkanı Şi ile çok iyi anlaşıyorum. Şi'ye 'Lütfen İran konusunda dahil olmayın' dedim. Onlar da gerçekten pek de dâhil olmadılar."
Çin'in istese bu sürece çok daha aktif katılabileceğini belirten Trump, Pekin yönetiminin İran gerilimine müdahil olmamasını kendi diplomatik "başarısı" olarak lanse etti.