The Guardian’ın araştırmasına göre İsrail rejimiyle bağlantılı bir ağ, “Hanover Institute” adlı hayali bir yapı üzerinden İsrail lehine içerikler üreterek ChatGPT, Gemini ve diğer yapay zeka sistemlerinin bilgi kaynaklarını etkilemeye çalıştı.
İngiliz The Guardian’ın araştırması, İsrail rejimiyle bağlantılı olduğu belirtilen bir iletişim ağının, yapay zeka sistemlerinin İsrail-Filistin meselesine ilişkin yanıtlarını etkilemeye yönelik kapsamlı bir dijital çalışma yürüttüğünü ortaya koydu.
Araştırmada, gerçekte fiziksel bir merkezi ve bilinen bir tüzel kişiliği bulunmayan “Hanover Institute for Public Policy” isimli internet sitesinin akademik bir kuruluş izlenimi verecek şekilde hazırlandığı belirtildi. Platformda yayımlanan içeriklerin temel hedefinin ise yapay zeka sohbet botlarının İsrail lehine hazırlanmış metinleri güvenilir kaynaklar arasında değerlendirmesini sağlamak olduğu öne sürüldü.
Sitede Gazze’deki gelişmeler, Filistinli tutuklulara yönelik muamele, İsrail ordusunun faaliyetleri ve soykırım suçlamaları gibi tartışmalı başlıklar ele alındı. Ancak bu konular, İsrail yönetiminin tezlerini destekleyen ve eleştirileri sorgulayan bir anlatımla işlendi.
New York merkezli Piro Inc şirketinin ABD Adalet Bakanlığına sunduğu Yabancı Ajanlar Kayıt Yasası (FARA) belgelerinde, Hanover Institute’un işgalci rejim adına yürütülen faaliyetler kapsamında gösterildiği aktarıldı.
The Guardian’ın incelemesinde sitenin herhangi bir ülkede kayıtlı tüzel kişiliğinin bulunmadığı, resmi bir çalışma adresinin paylaşılmadığı ve içeriklerin altında yer alan yazarların kimliklerinin açıklanmadığı belirtildi.
Siteye ilişkin tartışmaların kamuoyuna yansımasının ardından finansman açıklamasında da değişiklik yapıldığı kaydedildi.
Hanover Institute’un kısa süre içerisinde olağanüstü miktarda içerik ürettiği belirtildi. Araştırmaya göre 6-14 Ağustos tarihleri arasında 124 rapor yayımlandı ve bu metinlerin toplam uzunluğu 560 bin kelimeyi aştı.
Özellikle 12 ve 13 Ağustos’ta üretimin yoğunlaştığı, yalnızca iki günde yaklaşık 354 bin kelimeden oluşan 73 raporun yayımlandığı aktarıldı.
Başlıkların büyük bölümünün, kullanıcıların yapay zeka araçlarına yöneltebileceği sorular biçiminde hazırlanması dikkat çekti. “Antisiyonizm antisemitizm midir?” ve “İsrail, Gazze’de soykırım mı yapıyor?” gibi sorgular bu başlıklar arasında yer aldı.
Metinlerde Dünya Bankası, Birleşmiş Milletler kuruluşları, Filistin Merkezi İstatistik Bürosu ve Uluslararası Af Örgütü gibi kurumların verilerine de atıflar yapıldı. Ancak bu kaynakların, İsrail lehine oluşturulan anlatıyı destekleyecek biçimde kullanıldığı ileri sürüldü.
Quincy Institute araştırmacısı Nick Cleveland-Stout, sitenin ilk bakışta profesyonel ve akademik bir kuruluş izlenimi verdiğini ancak içerikler incelendiğinde ciddi sorunların ortaya çıktığını söyledi.
The Guardian’ın analizine göre raporlarda İsrail’e yönelik uluslararası eleştirilerin etkisini azaltmaya yönelik ortak bir anlatım kullanıldı.
Bazı metinlerde insan hakları kuruluşlarının İsrail’e yönelik ağır suçlamalarına karşı, bu iddialar hakkında yetkili bir mahkemenin nihai karar vermediği vurgulandı. Gazze’deki can kayıpları ve bölgeye ulaşan yardım miktarı gibi veriler de çeşitli raporlarda “taraflardan birinin iddiası” olarak sunuldu.
124 raporun 88’inde, 2022 yılında İngiltere, Fransa ve Almanya’daki Facebook sayfalarında antisemitik yorumları inceleyen bir araştırmaya toplam 454 kez atıf yapıldığı belirtildi. Söz konusu çalışmanın farklı ve birbiriyle doğrudan bağlantısı olmayan konuların İsrail lehine çerçevelenmesinde kullanıldığı öne sürüldü.
Operasyonun dikkat çeken bölümünü ise yapay zeka sistemlerine yönelik teknik altyapı oluşturdu.
Hanover Institute’un kaynak kodunda, yapay zeka tarayıcılarının internet sitesindeki içerikleri daha kolay keşfetmesine yarayan “llms.txt” dosyasının bulunduğu tespit edildi. Bunun, ChatGPT, Claude, Gemini ve Perplexity gibi sistemlerin internet içeriklerini işlemesini kolaylaştıran bir yapı olduğu belirtildi.
The Guardian’a konuşan Cleveland-Stout, hedefin yalnızca sohbet botlarının yanıtlarında bu sitenin kaynak olarak gösterilmesi olmadığını, içeriklerin yapay zeka modellerinin eğitim süreçlerine de girmesinin amaçlanmış olabileceğini savundu.
Araştırmada aynı ağla bağlantılı olduğu belirtilen Clock Tower X şirketinin internet sitelerinin Common Crawl tarafından gerçekleştirilen taramalarda yüzlerce kez indekslendiği de aktarıldı.
The Guardian’ın yaptığı testlerde ChatGPT’nin Hanover Institute raporlarına bağlantı verdiği, ancak sitenin finansmanı ve kuruluşuna ilişkin bazı tartışmaları da kullanıcıya aktardığı belirtildi.
FARA belgeleri, söz konusu dijital faaliyetlerin arkasında milyonlarca dolarlık daha geniş bir iletişim ağı bulunduğuna işaret etti.
Piro Inc’in İsrail rejimi adına iki ayrı iş kapsamında toplam 1 milyon dolarlık sözleşme yaptığı belirtildi. Piro ve Clock Tower X’in, Almanya merkezli Havas Media Germany’nin alt yüklenicileri olarak faaliyet gösterdiği aktarıldı.
ABD kayıtlarına göre Havas Media’nın Ekim 2025-Mart 2026 döneminde Clock Tower X ve Targeted Communications Global şirketlerine yaklaşık 24,9 milyon dolar aktardığı ifade edildi.
Söz konusu sözleşmelerden birinde, yapay zeka sohbetlerinde belirli “çerçeveleme sonuçları” oluşturmak amacıyla internet siteleri ve içeriklerin kullanılması hedefinin yer aldığı bildirildi.
İsrail’in resmi reklam kuruluşu LaPam’ın da Havas iştirakleriyle yüksek bütçeli projeler yürüttüğü belirtildi. Mart 2023’te yurt dışındaki medya faaliyetleri için 58,3 milyon dolarlık bir sözleşme imzalandığı aktarıldı.
The Guardian’ın aktardığına göre İsrail içinde de yürütülen kamu diplomasisi çalışmalarının sonuçları tartışılıyor.
İsrailli bazı yetkililerin, yüksek miktarda kaynak aktarılmasına rağmen ülkenin uluslararası imajının düzelmediğinden yakındığı belirtildi.
Buna rağmen İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa’ar’ın uluslararası kamu diplomasisi faaliyetleri için 181,6 milyon dolarlık bütçe ayırdığı, 2026 ve 2027 yılları için ise 666,3 milyon dolarlık ek kaynak tahsis ettiği aktarıldı.
Araştırmada, bu faaliyetlere rağmen ABD kamuoyunda İsrail’e yönelik desteğin gerilediğine ilişkin farklı kamuoyu araştırmalarına da yer verildi. Gallup verilerinde Filistinlilere yönelik sempati ilk kez İsraillilere yönelik sempatinin üzerine çıkarken, Pew araştırmasında Amerikalıların yüzde 60’ının İsrail hakkında olumsuz görüş taşıdığı belirtildi.
AP-NORC araştırmasında ise katılımcıların yüzde 31’i İsrail’in Gazze’deki askeri operasyonlarını “soykırım” olarak değerlendirdi. Demokrat seçmenlerde bu oran yüzde 52’ye çıktı.
Araştırmacı Cleveland-Stout, İsrail yönetiminin karşı karşıya kaldığı siyasi sorunları bir “pazarlama problemi” olarak ele aldığını savunarak, yapay zeka sistemlerinin hükümetler tarafından yönlendirilmeye çalışılmasının yeni bir mücadele alanı oluşturduğu uyarısında bulundu.
İsrail Dışişleri Bakanlığı ise ABD’de herhangi bir etki operasyonu yürütüldüğü iddiasını reddetti. Piro Inc’in kurucu ortağı Daniel Rosenberg de şirketin İsrail hakkındaki dezenformasyonla mücadele etmek amacıyla doğrulanabilir veriler üzerinden çalıştığını savundu.