Hz. Mehdi’yi (af.) Beklemek

Ali Kıran 11.4.2020 16:41:00
Allah’ın adıyla

İntizar nedir? Beklemek, hem de bir kurtarıcıya ümit bağlamak, insan hayatını nasıl etkiler? Peki, “bir kurtarıcı beklemek” doğru mudur? Bu bekleyiş, insanı kaderciliğe, teslimiyetçiliğe, tembelliğe ve kaderini zalimlere, menfaatperestlere teslim etmek anlamına mı geliyor? Kur’an-ı Kerim bu hususta ne diyor?

Öncelikle şunun altını çizmek gerekiyor ki, kaderci bir bekleyiş, tembelliğe iten teslimiyetçi bir bekleyiş asla tasvip edilemez, kabullenilemez. Bu tür bir bekleyişin yanlışlığı kendiliğinden ortadadır zaten. Birazcık akleden birisi, bu tür bekleyişin, sömürgeci güçlerin arayıp da bulamadığı bir davranış olduğunu hemen anlar… Bu yüzden de “intizar” kavramına bu sömürgeci kesim tarafından bu tür bir anlam yüklemek için çok çaba sarf edilmiştir.

Ama asıl intizar bunun tam tersidir. Beklemek, ama bekleyene hazır olmak için çaba sarf ederek beklemek, beklenenin getireceği şeyi önce kendi hayatına, sonra da gücü yettiğince her tarafa hakim kılmak için gayret sarf ederek beklemek… Beklenen Hz. Mehdi ne için bekleniyor? Ona neden ümit bağlanıyor? Hz. Mehdi, dünyaya, hem de dünyanın her noktasına ADALET getireceği umuduyla beklenmektedir… İnsanlığın öteden beridir hedefi olan, peygamberlerin geliş amacı, Dünyadaki bütün ideolojilerin var oluş iddiası tamamen ADİL BİR DÜNYA DÜZENİ içindir. O halde İntizar da, Adalet, erdem ve ahlak odaklıdır… Eğer “İntizar”ı maddeler halinde ifade etmek istersek aşağı yukarı şöyle şekillendirebiliriz:
  1. İntizar, Adalet odaklı bir bekleyiştir ve özü “UMUT”TUR… Sömürgeci güçlerin bütün baskısına, bütün zahiri gücüne, bütün aldatmalarına karşı, gerçek adaletin bir gün mutlaka geleceğine umut… Geleceğe dair var olan adil bir devlet planı ve bu planın gerçekleşmesi için çaba göstermektir İntizar…
  2. İntizar, sahte güçlere değil, Allah’ın gücüne, sadece Allah’ın Rabb oluşuna iman etmektir. Allah’tan başka hiçbir gücün, hiçbir kuvvetin olmadığına kesin inançtır… Çünkü mutlak ve gerçek adaletin yeryüzüne  hakim olacağı Allah’ın kesin va’didir: “Gerçekten biz Tevrat’tan sonra Zebur’da da yazdık ki, yeryüzüne ancak salih kullarım mirasçı olacaktır (Enbiya/105”
  3. İntizar, adalet devletini kuracak ve mutahhar ve masum (günahlardan, hatalardan beri) olan Hz. Mehdi’yi “temiz bir halde” bekleme çabasıdır. Önce kalbini, sonra çevresini ve yaşadığı bölgeyi şirkten, fısktan, zulümden ve her türlü kir ve pislikten temiz tutmak için çaba sarfeder muntezir (bekleyen)… Çünkü temiz olan, ancak temiz bir şekilde beklenir…
  4. İntizar, Adalet şahını beklerken, olabildiğince adil olma çabasıdır aynı zamanda… Çünkü adaleti özleyen, adaleti isteyen nasıl zulme sapabilir? Önce kendi nefsinde, kendi menfaatinin aleyhinde dahi olsa adil olmalıdır muntezir… Kendisi adaleti kuşanmalı ve zulme sapmamalıdır. Önce kendi nefsinde ve sonra da hayatının her anında… Hz. Mehdi, adaleti kamil anlamda uygulayacaktır ve o geldiğinde var olan her kes, onun adalet terazisine mutlaka çıkacaktır. Kendisi adil olmayanın adalet terazisindeki hali ise bellidir…
  5. Hz. Mehdi, kıyam ettiğinde, kendisine gökten ordular getirecek değildir. Var olan zalimlere, yine var olan adil ve Salih kimseler ile karşı koyacak ve Allah’ın yardımıyla da başarılı olacaktır. İntizar, işte O’nun ordusunda bir nefer olabilmek için zalimin zulmüne direniştir, takvalı ve Salih birisi olmak için çırpınıştır, ahlak ve erdemi kuşanmaktır… Çünkü muntezir bilir ki, ne kadar adil, ne kadar erdemli, ne kadar muslih olursa O’na o kadar yakın olabilir…
  6. Ve nihayet, var olan sömürgeci güçlere, her türlü zulme direniş, O’nun gelişine hazırlıktır, O’nun ordusunun teşkili için çabadır…

Bunlar daha uzatılabilir… Ama sözün özü şu ki; Mehdi’yi beklemek, adaletin icrası için, zulme direniş için, ahlaki ve erdemli bir topluluğun inşası için, temiz bir dünya için olabildiğince çaba göstermektir. Çünkü O, böyle bir topluluğa gelecektir ve Hz. Resulullah (saa) buyurmuştur ki: “Nasılsanız, öyle yönetilirsiniz!”…

Allahümme li veliyyikel fere